Polimer Malzemeler ve Özellikleri

Polimer Malzemeler ve Özellikleri

Genel

Polimer Malzemeler

Polimerler , en basit tanımıyla çok sayıda aynı veya farklı atomik grupların kimyasal bağlarla az veya çok düzenli bir biçimde bağlanarak oluşturduğu uzun zincirli yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. Polimer, birden fazla mer’in (molekülün) ısı ve basınç altında birleşerek uzun zincirlerin meydana gelmesiyle oluşur. Plastik malzeme olarak da bilinen suni polimerler ,son 40-50 yıl içinde büyük gelişme göstererek günümüzde hacim olarak metallerle hemen hemen eşit oranda kullanılmaya başlanmıştır. Bunun başlıca nedenleri; bu malzemelerin nispeten ucuz, kolay işlenebilir, hafif, yüksek kimyasal ve korozyon direncine sahip olmalarıdır. Ayrıca yüksek ısıl ve elektriksel özelliklere ve yeterli mekanik özelliklere sahiptirler.

Polimerler, monomerler olarak adlandırılan çok sayıdaki molekülün sıralı olarak dizilmesiyle meydana gelmektedirler. Polimerlerin çoğu tek bir monomer çeşidinin dizilmesiyle oluşmaktadırlar. Bazıları ise iki veya üç monomer çeşidinin bir araya gelmesinden oluşabilmektedirler. Polimerlerin karakteristik özellikleri arasında düşük yoğunluklu, düşük dayanımlı ve yüksek mekanik sönümleme özellikleri gösterilebilir. Polimerler genellikle düşük ve yüksek sıcaklıklara karşı direnç gösterememektedirler, oda sıcaklıklarında kullanılmaktadırlar.

Polimerler yapılarına, oluşumlarında meydana gelen reaksiyonların tipine, fiziksel özelliklerine ve teknolojik kullanım alanlarına göre sınıflandırılabilmektedirler. Mühendislik polimerleri genel olarak termoplastikler, termosetler ve elastomerler olmak üzere üçe ayrılırlar.

Polimerlerin özelliklerini belirlemek adına çok önemli olan yapısal karakteristikleri şunlardır;

  1. a) Polimer moleküllerinin rijitlik derecesi,
  2. b) Polimer zincirleri arasındaki van der Waals ve elektrostatik bağlar,
  3. c) Kristalimsi bölgeler oluşturan zincirlerin dereceleri,
  4. d) Zincirler arasındaki çapraz bağlanma dereceleri (Roberts, 1977)

polimermalzemeler-kbyapikimyasallari

Elastomerler

Elastomerler birçok defa uzatılıp bırakıldığında orijinal ölçülerine geri dönebilen kauçuk türü malzemelerdir. Bu malzemeler düşük yoğunlukta çapraz bağlara sahiptirler. Bu malzeme cinsi genellikle düşük elastikiyet modülüne sahip ve yüksek akam mukavemetine sahip bir malzemedir. Elastomer malzemelerde polimer zincirleri belli seviyede hareket serbestliğine sahiptirler, ancak çapraz bağlar sonucu oluşabilecek daimi taşınmalara karşı da korumalıdırlar. Elastomer malzemeler hareketli zincir sayısını azaltmak adına camsı veya kristalimsi faza soğutulmalıdırlar. Başlıca elastomerlere polibütadien, stiren bütadien, nitril kauçuk örnek gösterilebilir.

Termoset Polimerler

Termoset polimerler ısıl uygulamalar sonrasında verilen şekle göre sertleşen ve katılaşan malzemelerdir. Bu sertleşme işlemi malzemenin molekül zincirleri arasında oluşan daimi bağlantılar sonucu geri dönüşü olmayan bir işlemdir. Molekül zincirleri arasında oluşan çapraz bağlar polimere yüksek rijitlikte bir iskelet oluşturmaktadır.

Termoset malzemeler tekrardan eritilememektedir ve geri dönüşümü olmayan malzemelerdir. Termoset polimerler, termoplastik polimerlere göre mekanik özellikler, kimyasal direnç ve ısıl istikrarlılık bakımından daha üstün malzemelerdir. Ancak bu özelliklerinin yanında termoset polimerler kırılgan malzemelerdir. Başlıca termoset polimerlere epoksi reçinesi, poliüretanlar, bakalit ve vulkanize kauçuk örnek verilebilir.

Termoplastik Polimerler

Termoplastik polimerler belirli bir sıcaklığın üstünde bükülebilen ya da kalıplanabilen, soğutulduklarında ise tekrar katı hale dönebilen malzemelerdir. Bu karakteristik özelliklerinden dolayı termoplastik polimerler geri dönüşümü olan malzemelerdir. Termoplastik polimerlerinin eriyik halden soğutulurken bozulan zincir yapısını tekrardan düzenli bir yapıya sokması için dış kaynaklı yüksek bir enerjiye ihtiyacı vardır.

Termoplastik polimerler lineer moleküllere sahiptirler ve bu moleküllerde zinciri oluşturan birimlerin arasında kuvvetli kovalent bağlar bulunmaktadır. Moleküller arasında ise ısıya karşı duyarlı, moleküller arası zincirlerin birbirlerine göre hareketlerini sınırlayan bir kuvvettir. Bu sebepten ötürü bir termoplastik polimer ısıtıldığında moleküller arası bağlar zayıflar ve polimere kolayca şekil verilebilir. Malzeme soğuduğunda ise moleküller arası kuvvet büyür ve eski haline döner.

Termoplastikler malzemeler elastomerlerden farklı mekanik özelliklere sahiptirler. Bir elastomer malzeme iki yana çekilerek uzatıldığında ve tekrar bırakıldığında malzeme eski şekline döner. Ancak termoplastikleri çekme kuvvetine zorladığımızda ise termoplastik malzeme belli bir noktaya kadar uzar, daha sonra ise kalıcı olarak deformasyona uğrar ve kırılır. Termoplastik eriyiğine plastikleştirici katkısı yaparak bu polimerlerin daha sünek bir yapıya ulaşması sağlanabilmektedir. Termoplastik polimerler grubunda yer alan polimerlerden bazıları ise şunlardır;

  1. a) Polistiren
  2. b) Polipropilen
  3. c) Naylon
  4. d) Polivinilklorür ve vinil kopolimerleri
  5. e) Akrilonitril bütadien stiren
  6. f) Stiren akrilonitril
  7. g) Selülozikler
Açık Teras Su Yalıtımı

Açık Teras Su Yalıtımı

Genel

Hayatımızdaki betonarme yapıların teras gibi daha çok su alan alanlarında en önemli nokta şap, kalebodur, beton yapı elemanlarının su yalıtımı sağlamaması olumsuz yer alır. Bu nedenle teras su yalıtımı büyük önem kazanır. Bu nedenle terasların yürüyüş ve kullanım alanları olmasıda göz önünde bulundurulursa, betonerme tablanın su yaltımına elverişli olması gerekmektedir.

Teras çatılarda betonerme tablanın inşaat aşamasından sonraki süreçlerde binanın oturması nedeniyle gözle görülmeyen hareketler nedeniyle kılcal çatlamalar meydana gelmektedir.

Bu çatlamalar her ne kadar iyi bir tabla yapılmış olsa da su akıntılarının hızlı şekilde oluşmasına neden olur.

Teras çatılar su geçirme riskini her şekilde taşımaktadır.

İster kılcal çatlaklar olsun ister olmasın. Gözle görülmeyen şeyler risk yoktur anlamına gelmez.

Su, günümüzde durdurulması ve önlenmesi en zor maddedir.

Bu açıdan bakıldığından önlem almak vazgeçilmezdir.

Su, saydam bir yapıya sahip Oksijen ve Hidrojenden oluşan, sıvı durumunda tüm açık gözenekli yüzeylerden rahatlıkla geçebilen ve yapıda doğal olan tüm malzemelerden korunması gereken bir maddedir.  Bu açıdan bakıldığında su yalıtımı açık teraslarda her açıdan önem kazanmaktadır.

belediye5

Açık teraslarda su yalıtımı yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

– Ultraviyole ( güneş) ışınlarına karşı dayanım sağlayan yalıtım

– Yüksek elastikiyet

– Mekanik dayanım

– Darbe dayanımı

– Asit dayanımı

Teras Su Yalıtımı Avantajları:

Polyurea kaplama teknolojisi, su yalıtımı uygulaması olarak teraslarda gerek tabla üzerine gerek diğer yapı kaplamaları üzerine uygulanabilir özelliğe sahiptir.

Polyurea kaplama, yüksek elastikiyeti sayesinde teraslarda oluşabilecek çatlakları absrobe ederek yapıdaki ütünlüğü korur.

Yüksek UV dayanımı sayesinde her türlü beton, kalebodur ve seramik gibi yüzeylerin üzerine uygulanarak bina ömrü kadar su yalıtımına dayanım sağlar.

Ek yeri olmaması nedeniyle su kaçabilecek bir nokta bulamaz.

Mekanik dayanımı sayesinde, üzerinde her türlü kullanım olanağı sağlar.

Ral renklerine göre uygulanabilir özelliği taşımaktadır. Bu nedenle uzun yıllar dekoratif görünüme sahiptir.

Terasların su yalıtımı binanın korozyonu açısından önemlidir.

Bu nedenle Polyurea  kaplama binanın ömrünü uzattığı gibi korozyondan korur.

Yapı Kimyasalları Hammaddeleri Nelerdir

Yapı Kimyasalları Hammaddeleri Nelerdir

Genel

ÇİMENTO BAZLI SERAMİK YAPIŞTIRMA HARCLARI
Dogadan elde edilen, kaolen, kuvars, feldspat ve kil gibi maddeleri belirli karışım oranlarında karıştırılarak hamur haline getirilip preslendikten sonra  yüksek sıcaklıkta fırınlanması sonucu  çeşitli ebadlarda  üretilen koruma ve dekorasyon amaçlı seramiklerin binaların iç ve dış yüzeylerinin,zeminlerinin kaplanmasında  kullanılan yapıştırma amaçlı hazırlanan harçların en önemli kimyasal katkılarından biridir selüloz eterler.
Kuru karışım halinda hazırlanan ürünün içerisine  katılarak hazırlanan ürünün  su ile karıştırlması sonucu elde edilen harç içerisinde   istenilen miktarda suyun  tutmasını sağlayarak  işlenebilirliğini ve çalışma zamanın  uzatılmasını sağlarlar.
Harcın ıslak yapışma ve kayma direncini artırarak uygulama kolaylıkları sağlarlar ve bu özellikleri sonucunda seramiğin istenilen zemine yapışma mukavemetlerini arttırmış olurlar.

ÇİMENTO BAZLI NORMAL SERAMİK YAPIŞTIRICISI
Ekonomik amaçlı üretilen ürünlerdir. İçerdiği çimento ve tozpolimer oranları  normal standartların altındadır.genellikle  toz polimer kullanılmamaktadır.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,2 ile 0,3 arasında olmaktadır.
Özellikle yüksek vizkoziteli  ürünler tercih edilmektedir.

ÇİMENTO BAZLI STANDART SERAMİK YAPIŞTIRICISI

TS 11140 EN 12004  C1 Standartına uygun olarak üretilen ürünlerdir.
Yapışma mukavemetleri en az 0,5 N/mm2 olması istenmektedir.Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,3 ile 0,4 arasında olmaktadır.
ÇİMENTO BAZLI YÜKSEK PERFORMANSLI SERAMİK YAPIŞTIRICISI
TS 11140 EN 12004  C2 Standartına uygun olarak özel çimento ve kimyasal katkılarla güçlendirilen yüksek performanslı  ürünlerdir.
Yapışma mukavemetleri en az 1.0 N/mm2 olması istenmektedir.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,4 ile 0,6 arasında olmaktadır.

ALÇI BAZLI SIVALAR
Doğadan ham olarak elde edilen alçı taşının (jips-kalsiyum sülfat dihidrat) değişik tekniklerle kalsine edilerek öğütülmesi, pişirilmesi ve katkılandırılması yoluyla üretilir. Bitmiş üründe suyla karıştırılınca bağlayıcılık özelliği  kazanırlar. Yanmazlık,
Isı Yalıtımı, Ses Yalıtımı, Hafiflik ,İşleme ve onarım kolaylığı, Yüzeye nefes aldırma, Yangın önleme gibi  özelliklerinden dolayı  briket, tuğla, bürüt brton, gazbeton ve benzeri yüzeylerin sıvanması için kullanılırlar.

ALÇI BAZLI MAKİNA SIVASI
Alçı bazlı makine sıvaları genellikle geniş duvarların sıvanmasında kullanılırlar.uygulama kalınlıkları 1-2 cm arasında olan sıvalarda zaman ve maliyet kayıplarını en aza indermek için makine sıva uygulaması tercih edilir. Makina uygulamalarında sıvanın istenilen yüzeye kolay atılabilmesi, yüksek yapışma gücünün oluşması, akma direncini sağlanması ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.

ALÇI BAZLI EL SIVASI
Alçı bazlı el sıvaları genellikle binaların iç kısımlarında kullanılırlar. Uygulama kalınlıkları 1-2 cm arasındadır.
mala uygulamalarında harca verdiği sürüş kolaylığı, yüksek yapışma gücü ve bünyesinde su tutarak çalışma zamanın uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.

ÇİMENTO BAZLI ISI YALITIM SIVALARI VE YAPIŞTIRICILARI
Isı Yalıtım  uygulamalarında  genleştirilmiş polistren (EPS), ekstrüde polistren (XPS) ve taşyünü gibi ısı yalıtım levhalarının beton, sıva, tuğla gaz beton yüzeye yapıştırılmasında ve  plakalarının perdah sıvası işlemlerinde ve cephelerin yenilenmesi amacı ile kullanılan elyaf ve özel kimyasal katkılarla desteklenmiş çimento bazlı, kaplama ve yüzey düzeltme  sıvalarında  harca verdiği sürüş kolaylığı,yüksek yapışma gücü ve  bünyesinde su tutarak çalışma zamanın uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.

kbyapikimyasallari-hammaddeleri

ÇİMENTO BAZLI DERZ DOLGU MALZEMELERİ
Seramik, doğal taş, cam mozaik, granit, kotto,  mermer, gibi kaplama malzemelerinin derz boşluklarının doldurulmasında kullanılan  çimento bazlı dolgu malzemesidir. Genellikle iç cephelerde 1-6 mm, dış cephelerde 3-20 mm  aralıklarda uygulanır.
Harca verdiği sürüş kolaylığı, çatlama direnci ve  bünyesinde su tutarak çalışma zamanın uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler. Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,05 ile 0,1 arasında olmaktadır

ÇİMENTO BAZLI SIVALAR
İç ve dış mekanlarda brüt beton, tuğla, briket ,gazbeton, beton, bims gibi yüzeylerin sıvanmasında kullanılırlar. Makina ve el uygulaması farklılıkları göz önünde bulundurularak değişik kimyasal katkılarla desteklenirler. Sıva uygulamalarında sıvanın istenilen yüzeye kolay atılabilmesi, yüksek yapışma gücünün oluşması, akma direncini sağlanması ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,03 ile 0,15 arasında olmaktadır.

ÇİMENTO BAZLI DEKORATİF KAPLAMA SIVALARI
Özellikle dış mekanlarda kullanılırlar.çimento bazlı ısı yalıtım sıvası uygulanmış yüzeylerde, yüzeyi düzgün kaba ve ince sıva yüzeylerde estetik amaçlı dekoratif görünüm vermek için uygulanır. Sıvanın istenilen yüzeye kolay uygulanabilmesi ,yüksek yapışma gücünün oluşması, akma direncini sağlanması ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,1 ile 0,25 arasında olmaktadır.

ÇİMENTO BAZLI KENDİNDEN YAYILAN TESVİYE ŞAPI
İç ve dış mekanlarda PVC ,seramik, doğal taş mermer, parke, ve halı, kaplamaların yapıştırılmasından önce düzgün bir yüzey elde edebilmek veya bozuk yüzeyli  şapların tesviyesi için kullanılırlar. Harcın işlenebilirliğinin arttırılması, rötre sebebiyle oluşabilecek çatlakların azaltılması, harç bileşenlerinin ayrışmasının önlenmesi ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması  gibi katkıları nedeniyle kullanılırlar.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,05 ile 0,1 arasında olmaktadır

Bazı Polimer Özellikleri ve Önemli Kullanım Yerleri

Bazı Polimer Özellikleri ve Önemli Kullanım Yerleri

Genel
Polimer Özellik Kullanım Alanı
Fenolik reçineler Kimyasal korozyona karşı yüksek dirençli, iyi ısısal kararlılık, düşük nem geçirgenliği ve kolay işlenebilirlik. Yapıştırıcılar, elektrik aletleri parçaları, kalıplanmış malzemeler, levha ve plakalar, fren astar ve balatasında
Amino reçineleri Kimyasal direnç, üstün yüzey sertliği, iyi ısısal kararlılık ve iyi renk koruma. Dekoratif malzeme, yapıştırıcılar, levha ve plakalar, tekstil işlemlerinde kalıplanmış malzemeler,kontrplak ve kağıt kaplama
Poliesterler Alevlenmeye ve kimyasallara karşı üstün direnç, düşük fiyat, üstün mekaniksel ve elektriksel özellik, üstün ısısal kararlılık. Yapı malzemeleri, levha ve plaka, hava ve deniz taşıt parçaları, lif dekoratif malzeme, misina ve kayak malzemesi.
Alkit reçinleri Kimyasal direnç, üstün elektriksel ve ısıl özellik ve geniş esneklik-sertlik aralığı Elektriksel yalıtkan, boyalar, cam macunu, elektronik alet parçaları ve cam lifi takviyeli parçalar.
Polikarbonat Şeffaf, iyi sürünme direnci, lekelenmeye karşı direnç, yüksek kırılma indisi, iyi boyutsal kararlılık ve üstün kimyasal ve elektriksel özellik. Yalıtkan malzeme, metal malzeme yerine, lens, elektrik aletleri parçaları, fotoğraf filmi, döküm kalıplama ve emniyet baretleri
Poliamit Kimyasal direnç, sertlik, iyi aşınma direnci, kolay kalıplanabilirlik, hafiflik ve düşük sürtünme katsayısı Şişe, lastik, lif, paketleme, dikiş ipliği, çeşitli aletler, dişli ve misina.
Poliüretan İyi kimyasal fiziksel ve elektriksel özellikler, diğer reçinelerle kullanıldığında üstün ürün çeşitliliği Roket yakıtı bileşeni, izolasyon, köpük ve elastromer.
Polieter Değişik biçim ve boyutta kolay işlenebilirlik, çoğu asit alkali ve tuzlara karşı üstün direnç. Su saati parçaları, vana, pompa dişlileri ve tabakalar.
Epoksi İyi yapışma özelliği, üstün elektriksel özellik, iyi ısı yalıtımı, setlik, düşük büzülme ve sütün kimyasal direnç. Yer döşemesi, yapıştırıcılar, ince levha ve plakalar, yüzey kaplamaları ve astarlar.
Polimer Silikon Esneklik, inert, oksidasyona direnç, üstün elektriksel özellik ve iyi ısıl özellik Kauçuk, su itici malzeme, levhalar, köpüklenmeyi önleyici ve kapsülleme malzemesi
Polietilen Dış ortamda neme karşı iyi direnç, esneklik, zayıf mekaniksel kuvvet ve üstün kimyasal dürenç Kap ve kutular, oyuncak, mutfak eşyaları, kaplamalar, boru ve tüp, kablolarda yalıtkan tabakalar ve paketleme ve ambalaj filmi.
Polipropilen Kokusuz ve şeffaf düşük yoğunluk, iyi ısıl direnç, üstün yüzey sertliği, kırılmazlık, üstün kimyasal direnç ve iyi elektriksel özellik. Levha ve tabakalar, lif boru ve tüp, elektronik alet parçaları, oyuncak, mutfak eşyaları, tıbbi malzeme(steril edilebilir.) ve çeşitli aletler
Poli(vinil klorür) Üstün fiziksel ve kimyasal özellik, işleme kolaylığı, nispeten düşük fiyat diğer polimerlerle iyi uyum ve üstün kimyasal direnç. Boru ve tüp, yapıştırıcı, inşaat malzemesi, atık su deposu, su tesisat malzemesi ve yağmurluk
Polistiren Uv ışınlarına direnç, iyi vurma ve gerilme direnci, düşük fiyat ve işleme kolaylığı, asit alkali ve tuzlara karşı üstün direnç İzolasyon malzemesi, ince cidarlı kaplar, soğutma kuleleri, boru köpük, kauçuk, çeşitli aletler, otomobil parçaları ve paneller.
Polimer Selülozik Dış ortamda dayanıklılık, yüzey parlaklığı, yüksek vurma direnci, düşük ısıl iletkenlik ve yüksek dielektrik özelliği Tekstil ve kağıt endüstrisi, manyetik bant, paketleme ve ambalaj malzemesi, kalınlaştırıcı, boru ve tüp
Akrilik Polimer UV ışınlarına direnç, kristal parlaklığı, orta derecede kimyasal direnç, iyi vurma ve gerilme direnci asit ve alkali tuzlara karşı üstün direnç Lens, elastromer, dekoratif yapısal paneller, aydınlatma sistemleri, pencere ve gölgelik, tabela reklam panosu ve yapıştırıcı
Yapı Kimyasalları : Derz Dolgu

Yapı Kimyasalları : Derz Dolgu

Genel

karo_yaptrc-kbyapikimyasallari

KARO YAPIŞTIRICI SEÇİMİ

Karo yapıştırıcısı tercih edilirken, karo ebadı, yüzey özellikleri, ortam şartları ve özellikle karonun cinsine dikkat edilmelidir. Özellikle su emiciliği düşük olan porselen ve benzeri ürünlerin mutlaka yüksek mukavemetli ve esnek sınıf ürünler ile birlikte kullanılması önerilmektedir. Özel modifiyeli katkılar içeren sınıfı yüksek mukavemetli ve esnek karo yapıştırıcıları, zor alt yüzeylerde, ağır ve düşük su emiciliğe sahip karolarda, yüzey gerilimi oluşturmaksızın güvenli ve uzun ömürlü bir tutunma sağlar.

don_tehlikesi-kbyapikimyasallari

DIŞ CEPHEDE DON TEHLİKESİ

Dış cephede uygulama yapılacağı zaman donma tehlikesine karşı ve su itici olup olmamasına göre yapıştırıcıya dikkat edilmesi gerekir. Yapı kimyasal derz grubu (min.C2)  yapıştırıcılar dona dayanımlı ve su itici özellikleri sayesinde dış cephede rahatlıkla kullanılabilir.

ZENGİN RENK SEÇENEĞİ

Derz dolgu ürün grubunda 24 farklı renk seçeneği bulunuyor. Yapı kimyasal ürünü dona ve suya dayanıklı, flex (esnek), yer ve duvarlarda kullanıma uygun, CG2 sınıfı yüksek mukavemetli derz dolgu harcıdır. Mutfakta, banyoda, terasta veya alttan ısıtma sistemine sahip mekanlarda rahatlıkla kullanılabilir.

su_yalitimi-kbyapikimyasallari

SU YALITIMI ŞART

Islak hacimlerde fayans, seramik ve benzeri karo uygulamaları yapmadan önce su izolasyonunun sağlanması son derece önemli. Bu nedenle iç mekanlardaki banyo, tuvalet veya duş gibi ıslak hacimlerin su yalıtımı için; dış mekanlarda süs ve yüzme havuzları, su depoları ve üzeri açık kalacak alanlardaki su yalıtımı için doğru ürünlerin seçilmesi gerekiyor.

 

Polimer Mekanizmaları

Polimer Mekanizmaları

Genel

Polimerlerin yapısal ve bileşimsel farklarının yanı sıra, polimer moleküllerinin sentez mekanizması da çok önemlidir. Son yıllarda kullanılan terimbilim, polimerlerin sentez mekanizmasını basamak-büyüme ve zincir-büyüme polimerizasyonu olarak sınıflandırır.

Bu iki mekanizmayı birbirinden ayıran birçok etmen vardır, ancak en önemli fark reaksiyona giren kimyasal türleridir. Bir diğer önemli fark da polimerin molekül büyüklüğünün reaksiyon dönüşümüyle olan bağıntısıdır.

Adından da anlaşılacağı gibi, basamak-büyüme polimerizasyonu Şema 1′ daha önce görüldüğü gibi basamak basamak ilerler. Yani, önce iki monomer birleşip dimeri oluşturur; sonra dimere bir monomer daha eklenir ve trimer oluşur; trimere bir dimer eklenir pentamer oluşur; ve bu büyüme basamak basamak devam eder. Bu sentez mekanizmasından dolayı polimer molekülünün büyüme hızı yavaştır. Basamak-büyüme polimerizasyonunu zincir-büyümeden ayıran en karakteristik özelliği, farklı büyüklükteki bütün moleküllerin polimerizasyon sırasında birbiriyle reaksiyona girmesidir. Basamak-büyüme polimerizasyona örnek olarak polikarbonat sentezi verilebilir.

Zincir-büyüme polimerizasyonunda ise durum biraz farklıdır. Bu mekanizmada polimerizasyonun başlaması için radikallerin oluşması gerekir. Radikal oluşturmak için isebaşlatıcı kimyasallara ihtiyaç vardır. Radikaller bir kez oluştuktan sonra bir radikal grup başka bir monomere eklenerek bu monomeri reaktif hale getirir. Daha sonra bu reaktif monomer (yani yeni radikal grup) başka bir monomere bağlanır ve bu böylece devam ederek polimer zincirinin büyümesi gerçekleşir. Zincir-büyüme reaksiyonunun ilerleme aşamalası Şema 7′de genel vinil monomeri üzerinde örnek olarak gösterilmektedir. Zincir-büyüme polimerizasyonunu detaylı incelemek için Polimer Kimyası sayfamızı ziyaret ediniz.

Tipik bir basamak-büyüme polimerizasyonuyla, zincir-büyüme reaksiyonlarının en büyük farkını polimerin molekül ağırlığının reaksiyon zamanına bağlı değişiminde, ve reaksiyon dönüşüm yüzdesinde görürüz. Şema 8a’da gösterdiğimiz gibi, zincir-büyüme mekanizmasında yüksek molekül ağırlıklı polimer, reaksiyon başlar başlamaz oluşur ve  reaksiyon sırasında sadece monomer, radikaller, ve yüksek molekül ağırlıklı polimer görülür. Şema 8b’de verilen tipik basamak-büyüme mekanizmasında ise uzun polimer zincirleri reaksiyonun en son aşamalarında ve yüksek dönüşüm yüzdelerinde görülür. Herhangi bir aşamada reaksiyonun içine bakıldığında, her türlü molekül ağırlığında -mergrupları görülür: monomer, tetramer, trimer, oktamer gibi…

Polimerleri yapılarına göre ayırdığımızda karşılaştığımız belirsizlikleri, aynı şekilde polimerizasyon mekanizmasına göre yapılan sınıflandırmada da görürüz. Mesela, bazı  polimerlerde görülen aşırı süratli başlama basamağı, reaksiyonu zincir büyüme mekanizmasından saptırabilir ve molekül ağırlığı gelişimi Şema 9′daki gibi doğrusal olabilir. Bu tür büyüme karakteristiği doğal bir polimer olan proteinlere mahsustur ancak bir takım sentetik polimer sistemleri de bu davranışı gösterebilir (ör. halka-açılma polimerizasyonu ile sentezlenen polimerler).

En İyi Teras Su Yalıtımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir

En İyi Teras Su Yalıtımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir

Genel

Bu yazımızda sizlere “Teraslarda su yalıtımı nedir, teras su yalıtımı nasıl yapılır, teras su yalıtımı için en iyi yöntem nedir ?” bunlardan bahsedeceğiz.

Teraslarda su yalıtımı, betonarme zemin tabliyesinin, suya karşı kilitlenmesi işlemine, teras su yalıtımı denmektedir. Birkaç farklı yöntemle yapılabilmekte olan bu işlemler arasında amaç su geçirmeyen bir membran ile terasın kaplanmasıdır. Örtü anlamına gelmekte olan membran uygulamaları bu konuda akla ilk gelen ve en fazla kullanılan işlevli uygulamalardır.

Bunlar arasında klasik ve en ucuz sistem olarak gözüken bitümlü membran, PVC membran veya epidiyel membranlar kullanılarak terasların kaplanması ve örtülmesi sayesinde yapılan uygulamalardır. Fakat bu uygulamalar PVC membranların birleşim noktalarındaki işçilik hatalarından dolayı fazla verim alınamamakta olup işlemin ömrü kısa sürmektedir. Aynı zamanda tamirat işçiliği sırasında birleşim noktalarında hata yapılma ihtimali yüksektir.

Diğer bir teras izolasyon malzememiz, epoksi tarzı yüksek yapışkan malzemelerdir. Epoksiler her ne kadar yüzeye aşırı bir aderansla bağlansa da seramiksi yapıya sahip olduğu için kırılgandır, çatlama ihtimali yüksektir ve fiyat olarak faza ekonomik değildir. Bundan dolayı apartman terasları için tercih edilen bir yöntem değildir. Tamiratları zor ve uğraştırıcıdır.

Teraslar için en iyi izolasyon yöntemi, diğer bahsettiğimiz iki yöntemden daha farklı bir uygulama olarak terasların sadece betonarme tabliyesinin yüzeyinde kalmayarak, kılcal çatlaklarından kristalize olarak betonun içerisine nüfus ederek betonarme tabyenin suya karşı geçirimsizlik sağlamasıdır.

Bu sistemde tüm zemine kristalize PSA-05 malzememiz astar olarak betonarme yüzeye uygulanır. Akabinde PSA-FillFlex yada PSA-08 file (duruma göre filesiz) ile birlikte son kat olarak uygulanır ve terasların kenarlarındaki parepetlere kadar dödürülerek bir havuzlama yaratılır.

Süzgeçlerin tıkanması veya aşırı miktarda yağış sebebiyle birikme ihtimali olan suyun, su yalıtımı aşamaması için izolasyon uygulamaları mutlaka kenar parapetlerin altlarına kadar yükseltilerek bir havuzlama sistemi oluşturulmalıdır. Bu sayede birikme anında suyun aşağıya iletilmesinin önüne geçilebilmektedir.

Dış cephe mantolama yapılmış binalarda, tüm dış cephe ısı yalıtımı yaptığı kadar su yalıtımıda yapmaktadır, ancak çatı ve teraslarda yapılmamış su ve ısı yalıtımları, dış cephe ısı yalıtımı yapılmış binalarda önemli eksiler yaratırlar.

Su yalıtımı yapılmamış çatı ve teraslardan su kolaylıkla duvarlar tarafından emileceğinden, mantolama uygulamasının zarar görmesine sebep olabileceği gibi, dış cephe ısı yalıtımının tüm işlevselliğini yitirmesine de sebep olabilir.

Yapıyı Koruyan Su Yalıtımı

Yapıyı Koruyan Su Yalıtımı

Genel

Su yalıtımı yaptırmak yapılarımız için gerekli bir korumadır . Suyun yapılara verdigi hasar, özellikle deprem tehdidinin bulundugu bölgelerde can ve mal güvenligi açısından tehdit olusturur. Herhangi bir yoldan yapı donatısına sızan su, donarak veya kimyasal tepkimelere girerek donatının özelligini yitirmesine yol açar. Donatının özelligini yitirmesi ise dayanım gücüne ve süresine olumsuz etkilerde bulunur.

Su yalıtımı yaparsak ;Suyun binalarımızın dayanıklılıgına vermis oldugu zararı genellikle gözle göremeyiz, ancak sonuçlarıyla karsılastıgımızda fark edebiliriz. Büyük bir depremde, korozyona ugramıs bir binanın ayakta kalması hemen hemen mümkün degildir. Bu nedenle özellikle Türkiye gibi deprem kusagında bulunan ülkelerde su yalıtımının yasamsal bir önemi vardır.

Genel olarak beton, içine gömülmüs donatı çeligini korozyona karsı korur. Donatı betona gömülür gömülmez olusan ince film tabakası çelige yapısır ve korozyona karsı dayanım olusturur. Bu dayanım betonun yüksek alkali ortamına ve elektriksel dirence dogrudan baglıdır.Betonun kılcal bosluklarındaki nemde bulunan iyonlar elektriksel iletkenlikte rol oynar. Yüksek elektriksel direnç de dayanıklı beton anlamına gelebilir.

2012014556_temel_ve_zemin_su_izolasyonu_teras_su_izolasyon_malzemeleri_47006izolasyon34
Yapılardaki donatı çeliginin korozyonuna ve bu korozyonun sürmesine neden olan 3 ana etken vardır;
1. Karbondioksit veya klorun neden oldugu reaksiyonlar sonucu donatı etrafındaki koruyucu pasivasyon tabakasının bozulması,
2. Betonun kılcal gözenekleri içinde dagılmıs olan ve elektrolit görevi gören su,
3. Betonun gözeneklerinden içeri giren oksijen.

Beton üzerindeki film tabakasını bozarak donatı çeliginin korozyona ugramasına neden olan sartlardan biri karbonasyondur. Atmosferdeki karbondioksit ile betondaki çimentonun kimyasal reaksiyona girmesi, betonun büzülmesine, dolayısıyla çatlakların artmasına neden olur. Aynı zamanda betonun pH degerinin düsmesi (normal bir betonun pH degeri 12,5 -13,5 arasındadır ve bu miktar korozyonun olusmaması için yeterlidir) ara yüzeylerdeki alkaliligin düsmesine, mevcut koruma tabakasının da bozulmasına neden olur. Koruma tabakasının bozulmasının bir diger nedeni de klor iyonlarının varlıgıdır. Sonuç olarak her iki durumda da korozyonun baslaması için gerekli sartlar olusur (pH degerinin 9’un altına düsmesi) ve süreç islemeye baslar. Ortam sartlarının durumuna göre olusan bir hızda, donatı yüzeyinde donatı hacminin 2.5katı büyüklükte demir oksit olusumları meydana gelir.

Olusan pas, yetersiz pas payı sorunu da varsa, mevcut betonu çatlatır. Betonun dökülmesiyle beraber donatı açıga çıkar. Havayla temas nedeniyle de korozyon hızındaki artıs kaçınılmaz olur.

Korozyona baglı olarak donatı kesitinde olusan kayıp, donatının baslangıçta tasarlanan hesap degerlerini karsılayamamasına neden olur. Bu da binanın tasıma gücü, dolayısıyla da yapı güvenligi açısından hiç istenmeyen bir durumdur. Hesap dayanımı 365 MPa olan S420b sınıfı Ø12’lik bir donatı çeligi baslangıçta 41.3 kN yük tasıyabilirken, korozyon kaynaklı donatı kesit kaybının 0.25 mm/yıl oldugu bir kabul sonucunda 5 yılın sonunda 25.9 kN, 15 yıl sonra da 5.8 kN yük tasıyabilir. Bu kosullarda donatı 24 yıl sonunda tasıma kapasitesini tamamen kaybedecektir.

Polimer Kimyasına Giriş

Polimer Kimyasına Giriş

Genel

Polimerik olarak adlandirdigimiz malzemelerin, hayatimizda ne kadar çok yer aldigini görmek, polimer kimyasi hakkinda neden bilgimiz olmasi gerektigini bize açikça gösterecektir.

Giyeceklerimiz : Ayakkabilarinizin hiç polimer bir malzemeden yapilmis oldugunu düsünmüs müydünüz? Kiminin derisi farkli kiminin altinin yumusakligifarklidir. Deriden bahsediyorsak derinin kendisi dogal bir polimerdir. Yürüyüs botlarinin pek çogunun alti poliüretandan yapilmistir. Bazilarinin yapisinda PVC rastlariz bazen naylondan yapilmis ürünleri kullaniriz. Üzerimize giydigimiz esyalardan pekçogu yün, pamuklu (selüloz) dogal polimerik maddelerden veya suni yollarla elde edilmis olan polyester, poliakrilonitril (yapay ipek) gibi pekçok polimerik ürün kullaniriz. Yalnizca günlük hayatimizda her gün kullandigimiz giyeceklerin yanisira denizde de kullanilacak pek çok ürün polimerik malzemelerden yapilmistir. Kloropren ve poliüretan ürünler bunlara örnektir.

Ambalajlama ve Koruma ve Bazi Ürünler :
Bugün ürünlerin korunmasi ve tasinmasinda kullanilan ambalajlama kendi basina bir alan olmustur. Bunu en basit sekliyle bir süpermarkete girerseniz açikça görebilirsiniz. Hemen tüm ürünler paketlenmislerdir. Paketlemede kullanilan malzemelerin hemen hepsi polimerik malzemelerden hazirlanmislardir. Evlerimizde de benzeri pek çok malzeme kullaniriz. Bu malzemelerin bazilari naylon oldugu gibi bazilari polipropilenden, polyesterden veya polietilenden yapilmistir. Çocuk pedlerinde su sizdirmaz polietilen veya dogal kauçuk kullanilir. Fakat belki de Pedin en önemli kismi poliakrilik asit kismidir. Kendi agirligindan çok daha fazla suyu absorbe edebilir. Sampuanlarda hidroksietilselüloz bulunur. Saç spreylerinde ise; polivinilprolidondan yararlanilir.

Fotoğrafçılık Gözlükler ve Lensler: Fotograf filmleri daha eskiden selüloznitrattan yapilirdi. Daha sonralari kolayca yanan bu ürün yerini, selüloz asetata daha sonra o da yerini polyestere birakti. Bugün fotografçilikta kullanilan sert ve seffaf renkli filtreler polikarbonattan yapilmaktadir. Gözlük camlarinin yerini ise daha hafif ve kirma indisi camdan daha fazla olan polikarbonat gözlük camlari almaktadir. Kontak lenslerde ise polimetilmetakrilat kullanilmaktadir.

Tasimacilikta :
Modern bir otomobilde; lastikler, lastik fiberleri, dösemeler ve boya hariç yaklasik 150 kg polimer madde kullanilir. Uçaklarda yakittan tasarruf edebilmek için metal kullanimi hizla artmaktadir. Çünkü polimerik maddeler metallerden daha hafiftir.

Biz ve Saglik
:
Eger tek hücreli canlilardan, çok hücreli canlilara kadar temel yapinin ne oldugunu sorgulayacak olursak, temel yapi bilgisini tasiyan DNA veya RNA nin temelde 20 kadar aminoasit ve bunlari birbirlerine baglayan fosfot baglarindan meydana geldigini görürüz. Gerçi organizmada bulunan amino asitlerin sayisi daha fazladir. Ama yine de canlilardaki bu çesitlilik amino asit siralamasindaki degisiklikten ve konformasyonlarindan kaynaklanmaktadir. Ayrica hangi organi düsünürseniz tekrarlanan moleküler yapilarin organlari olusturdugunu görebilirsiniz. Yapay doku çalismalarinda polimerlerin önemi her geçen gün daha da artmaktadir.Polimer kimyasinin önemini vurgulamak için söylenecilecek son söz, belki de; ABD de kimyasal arastirmalar için ayrilan bütçenin üçte birinden daha fazlasinin polimer kimyasi arastirmalarina ayrildigini belirtmek olabilir.

Günlük Hayatımızda Polimer

Günlük Hayatımızda Polimer

Genel

Polimer; adı “poli + meros (çok + parçalı)” olarak Greekçe’den gelen ve tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler olarak tanımlanan yapılardır. Polimeri oluşturan her bir küçük molekül monomerolarak adlandırılır. Anlayacağınız polimerler birçok küçük molekülün yani monomerin bir araya gelerek oluşturduğu makromoleküllerdir.

Tamam da; bu polimerler neden önemlidir ?

Polimerlerin önemini anlamak için etrafımıza biraz daha dikkatli bakmak yeterlidir. Hayatımızda ne kadar çok alanda yer aldıklarını gördükçe sanırım önemini anlayacaksınız.

Çok hoşunuza giden bir deri ceket var. Onu almaya gidiyorsunuz. Pardon deri mi dediniz? Deri aslında doğal bir polimerdir. Biliyordunuz değil mi ?

Süpermarkete girdiniz. Etrafınızda gördüğünüz hemen her ürün paketlenmiştir. Paketlemede kullanılan malzemelerin hemen hepsi ise polimerik malzemelerden hazırlanmıştır. Diyelim ki çocuğunuz için çocuk bezi alacaksınız. Bu bezlerin en önemli özelliği ve kalitesi suyu absorbe edebilme özelliği ile alakalıdır. Bunu sağlayan ise poliakrilik asittir. Poliakrilik asit kendi ağırlığından çok daha fazla suyu absorbe edebilir.

Gözlüğünüzün camı mı kırıldı. Hay Allah! Gözlükçüye gittiğiniz zaman size camdan daha farklı bir alternatif sunabilir. Sıradan camdan daha hafif, yere düşürdüğünüzde kırılmayacak ve kırılma indisi camdan daha fazla olan bir ürün. Polikarbonat gözlük camı!

Peki PVC size bir şey çağrıştırıyor mu? Evinizdeki su tesisatından, kapı ve pencerelere kadar; ucuz ve ısı yalıtımındaki avantajları nedeniyle kullanılıyor.

Size son olarak silikon örneğini sunayım. Sanırım kafanızda artık bir şeyler canlandı. Bunlar sadece basit sıradan örnekler, çevrenize biraz daha dikkatli bakarsanız çok daha fazlasını görebilirsiniz.

Polimerik malzemelerin bu kadar geniş kullanım alanlarına sahip olmalarının nedeni, yapısal özelliklerinin istenildiği gibi ayarlanabilir olması ve ekonomik olarak elde edilebilmelerinden kaynaklanmaktadır.

Peki polimerlerin yapısından mı bahsetsek biraz?

Polimerleri inceleyebilmek için önce her şeyde olduğu gibi sınıflandırmak gerekir. Basit bir sınıflandırma aşağıda yapılmıştır.

  1. Molekül ağırlıklarına göre
  2. Doğada bulunup bulunmamasına göre
  3. Organik ya da anorganik olmalarına göre
  4. Isıya karşı gösterdikleri davranışa göre
  5. Zincirin yapısı ve şekline göre

Kısaca bu sınıflardan bahsedecek olursak;

Polimerleşme reaksiyonları esnasında pek çok monomer diğer monomerler ile ya da ortamda bulunan ve belli bir molekül ağırlığına ulaşmış bir molekül zinciri ile tepkime verebilir. Oluşan zincirlerin büyüklükleri pek çok faktöre bağlıdır ancak polimer zinciri yeteri kadar büyümemiş ise oligomer olarak adlandırılır.

Polimerler sandığınız gibi tamamen yapay moleküller değildirler. Doğada kendiliğinden bulunan ve çok büyük önem taşıyan doğal polimer ya da makromoleküller hayatın kendisini oluşturur. Proteinler, selüloz başlıca örneklerdir.

Anorganik polimerlerde esas zincir karbona dayalı yapıya sahip değildir ve genellikle organik polimerlere göre daha fazla ısıya dayanıklı ve daha serttirler.

Sıcaklık artışı ile eriyerek şekil değiştirebilen yapıdaki polimerler termoplastik sınıfını oluştururlar. Yüksek oranda çapraz bağ içeren yani sıcaklık artışı ile zincirlerinin hareketli olmayışı nedeniyle erimekten ziyade parçalanan yapılara ise termosetting denilir.

Tek tür birimlerden oluşan polimer zinciri homopolimer olarak adlandırılır.

-A-A-A-A-A-A-A-A-A-A-A-

İki yada daha fazla monomer içeren polimerler ise kopolimer olarak adlandırılır. Kopolimerler de dizilişlerine göre random ya da alternatif kopolimerler olarak adlandırılır.

-A-B-A-B-A-B-A-B-A-B-A-        (Alternatif)

-A-B-A-A-B-B-B-A-B-A-B-        (Random)

Polimer zincirleri daha kompleks yapılar halinde de bulunur elbette. Doğrusal zincir, dallanmış zincir, ağ zincir…