Açık Teras Su Yalıtımı

Açık Teras Su Yalıtımı

Genel

Hayatımızdaki betonarme yapıların teras gibi daha çok su alan alanlarında en önemli nokta şap, kalebodur, beton yapı elemanlarının su yalıtımı sağlamaması olumsuz yer alır. Bu nedenle teras su yalıtımı büyük önem kazanır. Bu nedenle terasların yürüyüş ve kullanım alanları olmasıda göz önünde bulundurulursa, betonerme tablanın su yaltımına elverişli olması gerekmektedir.

Teras çatılarda betonerme tablanın inşaat aşamasından sonraki süreçlerde binanın oturması nedeniyle gözle görülmeyen hareketler nedeniyle kılcal çatlamalar meydana gelmektedir.

Bu çatlamalar her ne kadar iyi bir tabla yapılmış olsa da su akıntılarının hızlı şekilde oluşmasına neden olur.

Teras çatılar su geçirme riskini her şekilde taşımaktadır.

İster kılcal çatlaklar olsun ister olmasın. Gözle görülmeyen şeyler risk yoktur anlamına gelmez.

Su, günümüzde durdurulması ve önlenmesi en zor maddedir.

Bu açıdan bakıldığından önlem almak vazgeçilmezdir.

Su, saydam bir yapıya sahip Oksijen ve Hidrojenden oluşan, sıvı durumunda tüm açık gözenekli yüzeylerden rahatlıkla geçebilen ve yapıda doğal olan tüm malzemelerden korunması gereken bir maddedir.  Bu açıdan bakıldığında su yalıtımı açık teraslarda her açıdan önem kazanmaktadır.

belediye5

Açık teraslarda su yalıtımı yaparken dikkat edilmesi gerekenler;

– Ultraviyole ( güneş) ışınlarına karşı dayanım sağlayan yalıtım

– Yüksek elastikiyet

– Mekanik dayanım

– Darbe dayanımı

– Asit dayanımı

Teras Su Yalıtımı Avantajları:

Polyurea kaplama teknolojisi, su yalıtımı uygulaması olarak teraslarda gerek tabla üzerine gerek diğer yapı kaplamaları üzerine uygulanabilir özelliğe sahiptir.

Polyurea kaplama, yüksek elastikiyeti sayesinde teraslarda oluşabilecek çatlakları absrobe ederek yapıdaki ütünlüğü korur.

Yüksek UV dayanımı sayesinde her türlü beton, kalebodur ve seramik gibi yüzeylerin üzerine uygulanarak bina ömrü kadar su yalıtımına dayanım sağlar.

Ek yeri olmaması nedeniyle su kaçabilecek bir nokta bulamaz.

Mekanik dayanımı sayesinde, üzerinde her türlü kullanım olanağı sağlar.

Ral renklerine göre uygulanabilir özelliği taşımaktadır. Bu nedenle uzun yıllar dekoratif görünüme sahiptir.

Terasların su yalıtımı binanın korozyonu açısından önemlidir.

Bu nedenle Polyurea  kaplama binanın ömrünü uzattığı gibi korozyondan korur.

Yapı Kimyasalları Hammaddeleri Nelerdir

Yapı Kimyasalları Hammaddeleri Nelerdir

Genel

ÇİMENTO BAZLI SERAMİK YAPIŞTIRMA HARCLARI
Dogadan elde edilen, kaolen, kuvars, feldspat ve kil gibi maddeleri belirli karışım oranlarında karıştırılarak hamur haline getirilip preslendikten sonra  yüksek sıcaklıkta fırınlanması sonucu  çeşitli ebadlarda  üretilen koruma ve dekorasyon amaçlı seramiklerin binaların iç ve dış yüzeylerinin,zeminlerinin kaplanmasında  kullanılan yapıştırma amaçlı hazırlanan harçların en önemli kimyasal katkılarından biridir selüloz eterler.
Kuru karışım halinda hazırlanan ürünün içerisine  katılarak hazırlanan ürünün  su ile karıştırlması sonucu elde edilen harç içerisinde   istenilen miktarda suyun  tutmasını sağlayarak  işlenebilirliğini ve çalışma zamanın  uzatılmasını sağlarlar.
Harcın ıslak yapışma ve kayma direncini artırarak uygulama kolaylıkları sağlarlar ve bu özellikleri sonucunda seramiğin istenilen zemine yapışma mukavemetlerini arttırmış olurlar.

ÇİMENTO BAZLI NORMAL SERAMİK YAPIŞTIRICISI
Ekonomik amaçlı üretilen ürünlerdir. İçerdiği çimento ve tozpolimer oranları  normal standartların altındadır.genellikle  toz polimer kullanılmamaktadır.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,2 ile 0,3 arasında olmaktadır.
Özellikle yüksek vizkoziteli  ürünler tercih edilmektedir.

ÇİMENTO BAZLI STANDART SERAMİK YAPIŞTIRICISI

TS 11140 EN 12004  C1 Standartına uygun olarak üretilen ürünlerdir.
Yapışma mukavemetleri en az 0,5 N/mm2 olması istenmektedir.Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,3 ile 0,4 arasında olmaktadır.
ÇİMENTO BAZLI YÜKSEK PERFORMANSLI SERAMİK YAPIŞTIRICISI
TS 11140 EN 12004  C2 Standartına uygun olarak özel çimento ve kimyasal katkılarla güçlendirilen yüksek performanslı  ürünlerdir.
Yapışma mukavemetleri en az 1.0 N/mm2 olması istenmektedir.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,4 ile 0,6 arasında olmaktadır.

ALÇI BAZLI SIVALAR
Doğadan ham olarak elde edilen alçı taşının (jips-kalsiyum sülfat dihidrat) değişik tekniklerle kalsine edilerek öğütülmesi, pişirilmesi ve katkılandırılması yoluyla üretilir. Bitmiş üründe suyla karıştırılınca bağlayıcılık özelliği  kazanırlar. Yanmazlık,
Isı Yalıtımı, Ses Yalıtımı, Hafiflik ,İşleme ve onarım kolaylığı, Yüzeye nefes aldırma, Yangın önleme gibi  özelliklerinden dolayı  briket, tuğla, bürüt brton, gazbeton ve benzeri yüzeylerin sıvanması için kullanılırlar.

ALÇI BAZLI MAKİNA SIVASI
Alçı bazlı makine sıvaları genellikle geniş duvarların sıvanmasında kullanılırlar.uygulama kalınlıkları 1-2 cm arasında olan sıvalarda zaman ve maliyet kayıplarını en aza indermek için makine sıva uygulaması tercih edilir. Makina uygulamalarında sıvanın istenilen yüzeye kolay atılabilmesi, yüksek yapışma gücünün oluşması, akma direncini sağlanması ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.

ALÇI BAZLI EL SIVASI
Alçı bazlı el sıvaları genellikle binaların iç kısımlarında kullanılırlar. Uygulama kalınlıkları 1-2 cm arasındadır.
mala uygulamalarında harca verdiği sürüş kolaylığı, yüksek yapışma gücü ve bünyesinde su tutarak çalışma zamanın uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.

ÇİMENTO BAZLI ISI YALITIM SIVALARI VE YAPIŞTIRICILARI
Isı Yalıtım  uygulamalarında  genleştirilmiş polistren (EPS), ekstrüde polistren (XPS) ve taşyünü gibi ısı yalıtım levhalarının beton, sıva, tuğla gaz beton yüzeye yapıştırılmasında ve  plakalarının perdah sıvası işlemlerinde ve cephelerin yenilenmesi amacı ile kullanılan elyaf ve özel kimyasal katkılarla desteklenmiş çimento bazlı, kaplama ve yüzey düzeltme  sıvalarında  harca verdiği sürüş kolaylığı,yüksek yapışma gücü ve  bünyesinde su tutarak çalışma zamanın uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.

kbyapikimyasallari-hammaddeleri

ÇİMENTO BAZLI DERZ DOLGU MALZEMELERİ
Seramik, doğal taş, cam mozaik, granit, kotto,  mermer, gibi kaplama malzemelerinin derz boşluklarının doldurulmasında kullanılan  çimento bazlı dolgu malzemesidir. Genellikle iç cephelerde 1-6 mm, dış cephelerde 3-20 mm  aralıklarda uygulanır.
Harca verdiği sürüş kolaylığı, çatlama direnci ve  bünyesinde su tutarak çalışma zamanın uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler. Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,05 ile 0,1 arasında olmaktadır

ÇİMENTO BAZLI SIVALAR
İç ve dış mekanlarda brüt beton, tuğla, briket ,gazbeton, beton, bims gibi yüzeylerin sıvanmasında kullanılırlar. Makina ve el uygulaması farklılıkları göz önünde bulundurularak değişik kimyasal katkılarla desteklenirler. Sıva uygulamalarında sıvanın istenilen yüzeye kolay atılabilmesi, yüksek yapışma gücünün oluşması, akma direncini sağlanması ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,03 ile 0,15 arasında olmaktadır.

ÇİMENTO BAZLI DEKORATİF KAPLAMA SIVALARI
Özellikle dış mekanlarda kullanılırlar.çimento bazlı ısı yalıtım sıvası uygulanmış yüzeylerde, yüzeyi düzgün kaba ve ince sıva yüzeylerde estetik amaçlı dekoratif görünüm vermek için uygulanır. Sıvanın istenilen yüzeye kolay uygulanabilmesi ,yüksek yapışma gücünün oluşması, akma direncini sağlanması ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması gibi özellikleri  nedeniyle Yapı kimyasalları ürünleri tercih edilirler.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,1 ile 0,25 arasında olmaktadır.

ÇİMENTO BAZLI KENDİNDEN YAYILAN TESVİYE ŞAPI
İç ve dış mekanlarda PVC ,seramik, doğal taş mermer, parke, ve halı, kaplamaların yapıştırılmasından önce düzgün bir yüzey elde edebilmek veya bozuk yüzeyli  şapların tesviyesi için kullanılırlar. Harcın işlenebilirliğinin arttırılması, rötre sebebiyle oluşabilecek çatlakların azaltılması, harç bileşenlerinin ayrışmasının önlenmesi ve su tutma özelliğini geliştirilerek çalışma zamanını uzatılması  gibi katkıları nedeniyle kullanılırlar.
Yapı kimyasalları kullanım oranı isteğe baglı olarak  % 0,05 ile 0,1 arasında olmaktadır

Yapı Kimyasalları : Derz Dolgu

Yapı Kimyasalları : Derz Dolgu

Genel

karo_yaptrc-kbyapikimyasallari

KARO YAPIŞTIRICI SEÇİMİ

Karo yapıştırıcısı tercih edilirken, karo ebadı, yüzey özellikleri, ortam şartları ve özellikle karonun cinsine dikkat edilmelidir. Özellikle su emiciliği düşük olan porselen ve benzeri ürünlerin mutlaka yüksek mukavemetli ve esnek sınıf ürünler ile birlikte kullanılması önerilmektedir. Özel modifiyeli katkılar içeren sınıfı yüksek mukavemetli ve esnek karo yapıştırıcıları, zor alt yüzeylerde, ağır ve düşük su emiciliğe sahip karolarda, yüzey gerilimi oluşturmaksızın güvenli ve uzun ömürlü bir tutunma sağlar.

don_tehlikesi-kbyapikimyasallari

DIŞ CEPHEDE DON TEHLİKESİ

Dış cephede uygulama yapılacağı zaman donma tehlikesine karşı ve su itici olup olmamasına göre yapıştırıcıya dikkat edilmesi gerekir. Yapı kimyasal derz grubu (min.C2)  yapıştırıcılar dona dayanımlı ve su itici özellikleri sayesinde dış cephede rahatlıkla kullanılabilir.

ZENGİN RENK SEÇENEĞİ

Derz dolgu ürün grubunda 24 farklı renk seçeneği bulunuyor. Yapı kimyasal ürünü dona ve suya dayanıklı, flex (esnek), yer ve duvarlarda kullanıma uygun, CG2 sınıfı yüksek mukavemetli derz dolgu harcıdır. Mutfakta, banyoda, terasta veya alttan ısıtma sistemine sahip mekanlarda rahatlıkla kullanılabilir.

su_yalitimi-kbyapikimyasallari

SU YALITIMI ŞART

Islak hacimlerde fayans, seramik ve benzeri karo uygulamaları yapmadan önce su izolasyonunun sağlanması son derece önemli. Bu nedenle iç mekanlardaki banyo, tuvalet veya duş gibi ıslak hacimlerin su yalıtımı için; dış mekanlarda süs ve yüzme havuzları, su depoları ve üzeri açık kalacak alanlardaki su yalıtımı için doğru ürünlerin seçilmesi gerekiyor.

 

En İyi Teras Su Yalıtımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir

En İyi Teras Su Yalıtımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir

Genel

Bu yazımızda sizlere “Teraslarda su yalıtımı nedir, teras su yalıtımı nasıl yapılır, teras su yalıtımı için en iyi yöntem nedir ?” bunlardan bahsedeceğiz.

Teraslarda su yalıtımı, betonarme zemin tabliyesinin, suya karşı kilitlenmesi işlemine, teras su yalıtımı denmektedir. Birkaç farklı yöntemle yapılabilmekte olan bu işlemler arasında amaç su geçirmeyen bir membran ile terasın kaplanmasıdır. Örtü anlamına gelmekte olan membran uygulamaları bu konuda akla ilk gelen ve en fazla kullanılan işlevli uygulamalardır.

Bunlar arasında klasik ve en ucuz sistem olarak gözüken bitümlü membran, PVC membran veya epidiyel membranlar kullanılarak terasların kaplanması ve örtülmesi sayesinde yapılan uygulamalardır. Fakat bu uygulamalar PVC membranların birleşim noktalarındaki işçilik hatalarından dolayı fazla verim alınamamakta olup işlemin ömrü kısa sürmektedir. Aynı zamanda tamirat işçiliği sırasında birleşim noktalarında hata yapılma ihtimali yüksektir.

Diğer bir teras izolasyon malzememiz, epoksi tarzı yüksek yapışkan malzemelerdir. Epoksiler her ne kadar yüzeye aşırı bir aderansla bağlansa da seramiksi yapıya sahip olduğu için kırılgandır, çatlama ihtimali yüksektir ve fiyat olarak faza ekonomik değildir. Bundan dolayı apartman terasları için tercih edilen bir yöntem değildir. Tamiratları zor ve uğraştırıcıdır.

Teraslar için en iyi izolasyon yöntemi, diğer bahsettiğimiz iki yöntemden daha farklı bir uygulama olarak terasların sadece betonarme tabliyesinin yüzeyinde kalmayarak, kılcal çatlaklarından kristalize olarak betonun içerisine nüfus ederek betonarme tabyenin suya karşı geçirimsizlik sağlamasıdır.

Bu sistemde tüm zemine kristalize PSA-05 malzememiz astar olarak betonarme yüzeye uygulanır. Akabinde PSA-FillFlex yada PSA-08 file (duruma göre filesiz) ile birlikte son kat olarak uygulanır ve terasların kenarlarındaki parepetlere kadar dödürülerek bir havuzlama yaratılır.

Süzgeçlerin tıkanması veya aşırı miktarda yağış sebebiyle birikme ihtimali olan suyun, su yalıtımı aşamaması için izolasyon uygulamaları mutlaka kenar parapetlerin altlarına kadar yükseltilerek bir havuzlama sistemi oluşturulmalıdır. Bu sayede birikme anında suyun aşağıya iletilmesinin önüne geçilebilmektedir.

Dış cephe mantolama yapılmış binalarda, tüm dış cephe ısı yalıtımı yaptığı kadar su yalıtımıda yapmaktadır, ancak çatı ve teraslarda yapılmamış su ve ısı yalıtımları, dış cephe ısı yalıtımı yapılmış binalarda önemli eksiler yaratırlar.

Su yalıtımı yapılmamış çatı ve teraslardan su kolaylıkla duvarlar tarafından emileceğinden, mantolama uygulamasının zarar görmesine sebep olabileceği gibi, dış cephe ısı yalıtımının tüm işlevselliğini yitirmesine de sebep olabilir.

Yapıyı Koruyan Su Yalıtımı

Yapıyı Koruyan Su Yalıtımı

Genel

Su yalıtımı yaptırmak yapılarımız için gerekli bir korumadır . Suyun yapılara verdigi hasar, özellikle deprem tehdidinin bulundugu bölgelerde can ve mal güvenligi açısından tehdit olusturur. Herhangi bir yoldan yapı donatısına sızan su, donarak veya kimyasal tepkimelere girerek donatının özelligini yitirmesine yol açar. Donatının özelligini yitirmesi ise dayanım gücüne ve süresine olumsuz etkilerde bulunur.

Su yalıtımı yaparsak ;Suyun binalarımızın dayanıklılıgına vermis oldugu zararı genellikle gözle göremeyiz, ancak sonuçlarıyla karsılastıgımızda fark edebiliriz. Büyük bir depremde, korozyona ugramıs bir binanın ayakta kalması hemen hemen mümkün degildir. Bu nedenle özellikle Türkiye gibi deprem kusagında bulunan ülkelerde su yalıtımının yasamsal bir önemi vardır.

Genel olarak beton, içine gömülmüs donatı çeligini korozyona karsı korur. Donatı betona gömülür gömülmez olusan ince film tabakası çelige yapısır ve korozyona karsı dayanım olusturur. Bu dayanım betonun yüksek alkali ortamına ve elektriksel dirence dogrudan baglıdır.Betonun kılcal bosluklarındaki nemde bulunan iyonlar elektriksel iletkenlikte rol oynar. Yüksek elektriksel direnç de dayanıklı beton anlamına gelebilir.

2012014556_temel_ve_zemin_su_izolasyonu_teras_su_izolasyon_malzemeleri_47006izolasyon34
Yapılardaki donatı çeliginin korozyonuna ve bu korozyonun sürmesine neden olan 3 ana etken vardır;
1. Karbondioksit veya klorun neden oldugu reaksiyonlar sonucu donatı etrafındaki koruyucu pasivasyon tabakasının bozulması,
2. Betonun kılcal gözenekleri içinde dagılmıs olan ve elektrolit görevi gören su,
3. Betonun gözeneklerinden içeri giren oksijen.

Beton üzerindeki film tabakasını bozarak donatı çeliginin korozyona ugramasına neden olan sartlardan biri karbonasyondur. Atmosferdeki karbondioksit ile betondaki çimentonun kimyasal reaksiyona girmesi, betonun büzülmesine, dolayısıyla çatlakların artmasına neden olur. Aynı zamanda betonun pH degerinin düsmesi (normal bir betonun pH degeri 12,5 -13,5 arasındadır ve bu miktar korozyonun olusmaması için yeterlidir) ara yüzeylerdeki alkaliligin düsmesine, mevcut koruma tabakasının da bozulmasına neden olur. Koruma tabakasının bozulmasının bir diger nedeni de klor iyonlarının varlıgıdır. Sonuç olarak her iki durumda da korozyonun baslaması için gerekli sartlar olusur (pH degerinin 9’un altına düsmesi) ve süreç islemeye baslar. Ortam sartlarının durumuna göre olusan bir hızda, donatı yüzeyinde donatı hacminin 2.5katı büyüklükte demir oksit olusumları meydana gelir.

Olusan pas, yetersiz pas payı sorunu da varsa, mevcut betonu çatlatır. Betonun dökülmesiyle beraber donatı açıga çıkar. Havayla temas nedeniyle de korozyon hızındaki artıs kaçınılmaz olur.

Korozyona baglı olarak donatı kesitinde olusan kayıp, donatının baslangıçta tasarlanan hesap degerlerini karsılayamamasına neden olur. Bu da binanın tasıma gücü, dolayısıyla da yapı güvenligi açısından hiç istenmeyen bir durumdur. Hesap dayanımı 365 MPa olan S420b sınıfı Ø12’lik bir donatı çeligi baslangıçta 41.3 kN yük tasıyabilirken, korozyon kaynaklı donatı kesit kaybının 0.25 mm/yıl oldugu bir kabul sonucunda 5 yılın sonunda 25.9 kN, 15 yıl sonra da 5.8 kN yük tasıyabilir. Bu kosullarda donatı 24 yıl sonunda tasıma kapasitesini tamamen kaybedecektir.

Yapısal Su Yalıtımı

Yapısal Su Yalıtımı

Genel

Yapının her aşamasında, her elemanın imalatında iyileştirmesi, dayanıklılığın artırılması, hız kazanılması, kullanım ömrünün uzaması gibi amaçlarla kullanılan kimyasallardır. Genel olarak beton elemanların imalatı sırasında imalat kolaylığı sağlamak, betonun kalitesini artırmak, istenen özelliklerin verilmesini sağlamak ve su geçirimsizliği elde etmek amacıyla kullanılan yapı kimyasalları toz ya da likit (sıvı) halde bulunurlar. Genellikle; beton eleman imalatı sırasında, imalat kolaylığı sağlamasının yanında beton kalitesini artırarak istenilen özelliğin verilmesini sağlar ve betonun su geçirimsizliğini artırmada yardımcı olur. Yapı kimyasalları beton, harç katkıları ve derzlerde dolgu amaçlı olarak uygulanmaktadır.

Derz dolgu olarak kullanılan malzemeler de uygulamaya yönelik olarak; dış yüzeye uygulanan, betonun bünyesine uygulanan ve iç yüzeye uygulanan malzemeler olmak üzere üç kısma ayrılır.

Beton Katkıları

Taze veya sertleşmiş haldeki beton özelliklerini değiştirmek için karıştırma işlemi sırasında betona çimento dozajının % 5’ini geçmemek üzere eklenen kimyasal maddelerdir. Bu katkılar betondaki boşlukların doldurulması prensibine dayanır. Bir anlamda da akışkanlaştırıcı katkılardır. Çatlaksız bir betonda, betona nüfuz eden suyun hacmi, buharlaşan suyun hacminden daha düşük ise betonun su geçirimsiz olduğundan bahsedilebilir. Su geçirimsizlik sağlayıcılar, içerdikleri kimyasal maddeler sayesinde betondaki kılcal boşlukların içerisini su itici tabakalar halinde doldurur, böylece betonun su emmesini azaltırlar.

Sıva ve Tıkaç Malzemeleri

Aktif su kaçaklarını genleşerek tıkayan şok prizli su tıkaçlarıdır. Suyla karıştırılarak kullanılırlar. Çatlak, boşluk ve deliklerden sızan ya da basınçlı şekilde gelen suların acil olarak durdurulması amacıyla uygulanırlar.

Derz malzemeleri

Dış yüzeye uygulanan malzemeler: Yapıya su girişinin cephenin her noktasında durdurulması için kullanılırlar. Dış yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerine girmesini engellerler. Betonun dış yüzeyine uygulanan polietilen veya hypalon su tutucu bantlardır. Suyu durdurma veya beton içerisinde gideceği yolu uzatma prensibi ile çalışırlar. Donatı yerleştirilmesinin dâhili su geçirimini etkilediği, direkt su basıncının betonda hasar oluşturduğu (aşınma gibi), yapının dışındaki zararlı suların engellenmek istediği durumlarda kullanılırlar. Resimde dış yüzeye derz dolgusunun uygulanması gösterilmiştir.

derz_dolmu_mazl_uygulama

Betonun bünyesine uygulanan malzemeler: Dış yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerinden geçişini engellemek için kullanılırlar. Betonun bünyesine uygulanan su tutucu bantlar veya su ile genleşen mastik ve profil malzemelerdir. Suyu durdurma veya beton içerisinde gideceği yolu uzatma prensibi ile çalışırlar. Estetik nedenlerden dolayı dışarıdan müdahale edilemeyen durumlarda, aşınma gibi direkt su basıncının betona etkidiği hallerde vb uygulanırlar.

İç yüzeye uygulanan malzemeler: İç yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerinden geçişini engellemek için kullanılırlar. Betonun iç yüzeyine uygulanan hypalon su tutucu bantlardır. Suyu durdurma prensibi ile çalışırlar. Mevcut yapılarla temas, su yapıları ve onarım işlerinde kullanılırlar.

Örtülerle Yapılan Havuz Su Yalıtımı

Örtülerle Yapılan Havuz Su Yalıtımı

Genel

Yakın zamana kadar sadece 5 yıldızlı otellerde görmeye alışık olduğumuz yüzme havuzları ve süs havuzları, artık neredeyse her müstakil konutta ve site düzeni içinde oluşan yerleşim alanlarında sıradan ve genel konseptin ayrılmaz bir parçası haline gelmeye başlamıştır.
Yapılarda arzu edilen doğru detay çözümü ve işin gerekliliği esasına göre havuzlarda su izolasyonu da bir gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır.
Havuz izolasyonundaki temel amaç, havuz ana iskeletini meydana getiren beton blok ile , suyun temas ettiği kaplama yüzey arasında bir bariyer oluşturarak hidrostatik su basıncı ile oluşan deformasyonun önüne geçmek, havuz sularında kullanılan kimyasalların zaman içerisinde oluşturacağı aşınmalar neticesinde kaplama derzlerinin işlevini yitirmesi sonucu oluşabilecek su sızmalarının önüne geçmek, ayrıca toprak ile temas eden havuz dış cephesinden sızacak olan doğal suların havuz suyuna karışmasına engel olmak için yapılan genel uygulamalara havuz izolasyonu denir.
Havuzlarda su yalıtımı genellikle yalıtım örtüleri, geçirimsiz beton ve cam gibi takviyeli kaplamalar ile yapılmaktadır.
Örtülerle Yapılan Havuz Yalıtımı
Haznelerin yatay, düşey, eğri ve eğimli yüzeylerine uygulanır: İçinde taşıyıcılı bir bitüm bazlı yalıtım örtüleri iki veya çok katlı olarak düzenlenerek, katların birbirine ve yüzeye sıcak bitüm ile yapıştırılan yalıtım şeklidir.
Bu yalıtım örtü malzemeleri elastik olup, iyi bir çekme ve mukavemetine sahiptirler. Çeşitli uzama katsayılarına sahip türleri de vardır. Betonarme sistemde olabilecek hareketlerle ilgisi olmadığı için kolaylıkla devre dışı kalmazlar. Hem içten dışa hem de dıştan içe olan su basınçlarına karşı yalıtım özelliği vardır. Uygulamada duvar yalıtımı tamamlandıktan hemen sonra koruyucu tabaka gerekir. Bu tabaka üzerine ayrıca kaplama malzemesi uygulanır.
Geçirimsiz Beton İle Yapılan Havuz Yalıtımı
Su kanallarının yüzlerine uygulanan, uygun granülometri ve gerektiğinde geçirimsizliği sağlayan katkı maddeleri kullanılarak yapılan ve en az 10 cm kalınlığında beton bir tabaka oluşturan su yalıtımı yöntemidir.
Cam Lifi Takviyeli Plastik Kaplama İle Yapılan Havuz Yalıtımı
Haznelerin yatay, eğri, eğimli ve düşey polyesterin cam elyafı ile takviye edilmesi suretiyle yüzeyde bir kaplama tabakası oluşturacak biçimde döşenmesiyle oluşur.
Havuz yalıtımları aşağıdaki temel unsurun çok iyi çözülmesi ve buna göre gerekli önlemlerin alınmasını gerektirir. Kısaca bunlar;
1-Sisteme etki edebilecek, özellikle yatay titreşimler.
2-Sisteme etki edebilecek, düşey ve yatay yükler.
3-Isı genleşmeleri.
4-Betonun geçirimsizliği.
5-İçten dışa/dıştan içe su basıncıdır.

Su ve Havuz Yalıtımı

Su ve Havuz Yalıtımı

Genel

Havuz ve su deposu inşaatlarında dikkat edilmesi gerekenleri sıralarsak öncelikle betonarmenin yapısal olarak su geçirimsiz olması gereklidir. Genel olarak, su geçirimsizlik denince akla ilk gelen yüzeysel uygulamalar olmaktadır. Bunlar; ya çimento esaslı sürme yalıtım malzemeleri ile ya da membran örtüler ile kaplamak şeklinde yapılmaktadır. Şüphesiz kesin çözüm açısından yapıyı yüzeysel olarak takviye ederek geçirimsizlik sağlamak önemlidir. Ancak, yapısal geçirimsizliği sağlamadan, sa¬dece yüzeysel geçirimsizliğe umut bağlamak da doğru değildir. Su geçirimsizliğin öncelikle sağlanması gereken yer havuzun betonarmesidir. Bilinen klasik beton teknolojisi kurallarına göre betonun geçirimsizliği Su/Çimento (s/ç) oranına bağlan¬makta ve s/ç’nin 0.55’in altında olması halinde betonun geçi¬rimsizliğinin arttığı bilinmektedir. (s/ç) oranının aşağıya çekilmesinin iki yolu bulunmaktadır. İlki, çimentoyu (ç) artırmaktır ki, hem pahalı oluşu hem su ihtiyacını artırıp çatlamalara sebebiyet vermesi nedeniyle tercih edilmez. İkincisi ise, suyu (s) azaltmak olup, Süper akışkanlaştırıcı kimyasal katkılardan yararlanmak suretiyle % 18-25’lere kadar su azaltılıp (s/ç) oranının 0.50’nin altına inmesi temin edilmiş olur. (s/ç) oranının 0.40’lara inmesi halinde beton tamamen geçirimsiz olmaktadır. S/ç’nin 0.40’lara çekilmesi için, yapı kimyasallarından süper akışkanlaştırıcı bir katkının kullanılması gereklidir. Bununla birlikte, karışımın bazı kriterlerine dikkat edilmesinde de fayda vardır.

1. Uygun tane büyüklüğü dağılımı,

2. Çok ince malzeme miktarının (çimento + 0.125 mm altındaki malzeme) en az 350 kg/m3 olması.
Geçirimsizliği temin etmek amacıyla yapılan (s/ç)’yi azaltma çalışmalarının, aynı zamanda yüksek dayanımlı beton amacına da hizmet edeceği unutulmamalıdır. Dolayısıyla, deprem kuşağında yer alan ülkemiz için hem su geçirimsiz hem depreme dirençli su deposu ve havuzlar inşa edilmiş olacaktır. Betonun itinalı dökümü dikkat edilmesi gereken en önemli konudur. Betonun yerine yerleştirilmesi öncesinde yapılacak en önemli iş eski-yeni ve inşaat derzlerinin iyileştirilmesi çalışmasıdır. Yani, önceden dökülmüş beton ile sonradan dökülecek beton arasındaki kaynaşmayı çok iyi yapmak gerekmektedir. Bu amaçla, yeni beton-eski beton birleşimi olacak yerlere, ilk betonun dökümünden hemen sonra yüzey geciktirici bir kimyasal katkı sürülerek betonun prizini yüzeysel olarak öteleyip, kalıbı alır almaz şerbetini yıkamakla pürüzlendirilmiş bir yüzey elde edilmelidir. Böylelikle eski-yeni betonun kenetlenmesi daha iyi sağlanmış olacaktır. Kimyasal katkı değil de kırıcı tabanca kullanarak benzer pürüzlendirmeyi yapmak olasıdır. Ancak, daha uzun zaman alan, gürültülü, betonu çatlatan, ekonomik olmayan ve geçirimsizliği kuşku bırakan bir çözüm uygulanmış olacaktır.

Derzin pürüzlendirilmesinden sonraki aşama eski-yeni betonun birbirine yapışmasıdır. Yapışma sağlayacak epoksi veya çimento esaslı aderans arttırıcıların derze sürülmesi ve kurumadan üstüne yeni betonun dökülmesi gerekmektedir. Beton dökümünün son safhası betonun kürüdür (bakımı). Yeterince bakımı yapılmayan betonda yüzeysel çatlamalar olma ihtimali vardır ve bu geçirimsizliği tehlikeye sokabilir. Bu yüzden beton yüzey suyunu çekip parlaklığını yitirir yitirmez veya kalıbı alınır alınmaz, sürme su yalıtımı yapılmayacak yüzeylerde su ve reçine bazlı bir kür malzemesi ile, yalıtım yapılacak yüzeylerde ise sürekli nemli tutularak kür uygulanmalıdır.
Unutulmadan geçilemeyecek bir konu da kalıpların açılması olup, betonun dayanımını yeterince almasını takiben kalıplar, beton hırpalanmadan özenle çekilmelidir. Su geçirimsizliğin yapıda devamlılık arz etmesi gerekmektedir. Özellikle temel-perde birleşim detayı havuzlarda en çok problem yaşanan noktalardır. Tüm havuzun dip köşe çizgisi en çok sorun çıkaran potansiyel tehlike detayıdır. Bu detayda daha temel dökülürken Su Tutucu Bantlar yarısı temel betonunun içinde kalacak şekilde yerleştirilmeli ve kalan yarı da perde betonunun içinde kalacak şekilde itina gösterilerek beton dökülmelidir. Zaman zaman şantiyelerde su tutucu bandın unutulduğu veya uygulama zorluğu nedeniyle yapılmadığı durumlarda su gördüğü zaman genleşen özel teknoloji ürünü mastikler veya profiller birleşim derzi boyunca kesintisiz ve tercihen iki sıra uygulanmalıdır. Tüm bu yukarda anlattıklarımız havuz betonarmesinin yapısal su geçirimsizliği olup ikinci aşama ise yüzeysel olarak sağlanması gereken su geçirimsizliktir.

 

Su Yalıtımının Hayatımızda Önemi

Su Yalıtımının Hayatımızda Önemi

Genel

Yapılarımızın sağlıklı, konforlu olması yaşam faktörlerimizi etkileyen en büyük etkenlerdendir. Bunu sağlamak için ise her türlü iç ve dış etkenlerden korunmalıyız. Konu iç ve dış etkenlerden korunmak ise en etkili yol Su Yalıtımı  yaptırmaktan geçer. Su yalıtımı yaptırmanın ana unsurları :

  • Doğru Detay
  • Nitelikli Malzeme
  • Sağlıklı Uygulama

kbyapikimyasallari-suyalıtımı

Su Yalıtımı ; Hangi halde ve nereden gelirse gelsin şiddeti farketmeksizin yapılara girerek yapı elemanlarına zarar vermesini önlemek için yapılır. Su farklı yollarla yapılarımıza zarar verebilir. Peki bunlar nelerdir ?

  • Cepheden Sızma Yoluyla Rutubet: Sağlıklı bir sıva katı üzerine uygulanan bir boyadan beş ile on kat daha kalın olan dış cephe kaplamaları, yağmur nedeniyle cepheye vuran suyun içeri sızmasını engeller.

  • Yoğuşma Yoluyla Rutubet: Dış cephe ısı yalıtım sistemi iç cephe duvarlarının yüzey sıcaklığını yükselterek yoğuşmanın oluşmasını önler. Düzenli havalandırma yapılması ise bağıl nem oranını düşüreceği için yoğuşmanın ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

  • Kılcal Su Yürümesi Yoluyla Rutubet: Koruma sıvası, yapısındaki kanallar yardımıyla suyun buharlaşmasını kolaylaştırarak, yüzeyde rutubet lekelerinin oluşmasını önler. Bu kanallar aynı zamanda, tuzları bünyesinde saklayarak bunların genleşip sıvayı çatlatmalarını engeller.

  • Zeminden Sızan Su Yoluyla Rutubet: Su yalıtım sistemleri, suyun duvardan geçişine engel olur. Bu tür yalıtım sistemleri öncelikle dışarıdan, su tarafından uygulanmalı, ancak sızıntı veya eski binaların rehabilitasyonunda, su yalıtımı içeriden uygulanmalıdır.

  • Basınçlı Su Yoluyla: Yapıya sürekli ve belli bir hidrostatik basınç yapan suları kapsar. Metre cinsinden su sütunu yüksekliği ile ifade edilen su durumu (kg/m2) olarak basınç yapar.Basınçlı suya karşı yalıtımın detaylandırılması su basıncına ve yapının yalıtım üzerine yapacağı sıkışma basıncı faktörüne göre yapılır.

Su İzolasyonu Nasıl Yapılır

Su İzolasyonu Nasıl Yapılır

Genel

Yapılarımız ve sağlığımız için yapılan su izolasyonu ikiye ayrılır: Yüzeysel Su İzolasyonu ve yapısal Su İzolasyonu. Beton, harç vb. gibi su geçirmezliği sağlayan yapı malzemelerinin içine üretimi sırasında kimyasallar eklenir. Bu yapı malzemeleri yapısal Su İzolasyonunda kullanılır.

Bu kimyasalların özelliği malzeme içindeki porozite denilen gözenekliliği ortadan kaldırmaktır. Bilindiği üzere porozite arttıkça geçirimlilik artmaktadır.

kbyapikimyasallari-su-izolasyonu

Yapısal su yalıtım malzemeleri eklendikleri yapı malzeme-sine genelde kürlenme aşamasında etki ederler. Birkaç farklı mekanizma ile malzeme içindeki hava boşluğu miktarını sayıca ve boyutça azaltırlar. Bunlardan en bilineni hava sürükleyici olarak kullanılan malzemelerdir. Yapılarında yağ alkolü ve amonyum tuzu gibi kimyasallar içerirler. Sertleşmekte olan be-tonun içindeki havayı kütle dışına sürüklemeye ve homojen dağılmış küçük boşluklar halinde kalmasını sağlarlar. Bir diğeri ise su geçirimsizlik katkılandır. Bu tip katkılar da betonun karışımı sırasında karışım malzemesine eklenirler. Kapiler su em-meye karşı etkilidirler. Betonun karışım suyunu azaltarak bir miktar da hava sürüklerler.

Yapısal su yalıtım ürünleri karışım oranlarına ve uygulama tekniğine dikkat edilmesi gereken ürünlerdir. Bu tip ürünler ile elde edilen yapı malzemesinin laboratuvar koşullarında test edilerek kullanılması gerekmektedir. Ek olarak basınçlı su etkisindeki yüzeylerde kullanılmaları yeterli sonuç vermemektedir. Yapı elemanının ancak kapiler su etkisinde olduğu durumlarda bu tip ürünler sonuç verebilmektedir. Yapısal Su İzolasyonu ürünleri güvenilir ve kesin sonuç sağlayamamaları nedeniyle su izolasyonu malzemeleri içerisinde değerlendirilmemişlerdir. Yüzeysel Su İzolasyonu ise temel olarak su etkisinden korunacak yapı elemanı ile su arasına su geçirmez bir membran uygulanması ilkesine dayanır. Bilindiği üzere yüzeyde membran oluşturmak imalatın yapılış şekline ve ürünün türüne göre örtü membran, likit-sürme membran ve püskürtme membran olarak adlandırılır.

Yüzeysel yalıtımda membranın türüne göre farklı uygulama detayları olsa da ortak önem kazanmış noktalar da vardır. Bunların başında yalıtım uygulanacak yüzeyin sağlamlığı gelir. Toz, inşaat artığı, kireç-boya, yağ vb. kalıntılar mutlaka uygulama yapılacak yüzeyden uzaklaştırılmandır. Yüzey kalitesi yeterince iyi değilse yani yüzeyden erozyon meydana geliyorsa mutlaka gevşek kısımlar kazınmalı ve uzaklaştırılmalıdır. Bu işlem sonucunda yüzeyde meydana gelen pürüzlülükler ve malzeme kayıpları tamiri gerektirmektedir. Bu amaçla üretilmiş özel tamir harçları ya da amaca uygun olarak kendi hazırlaya-cağımız malzeme ile yüzey düzleştirilmeli, pürüzlülükler giderilmelidir.

Yalıtım malzemesi uygulanacak yüzeylerin kuru olması da ayrıca önemlidir. Her ne kadar bazı ürünlerin ıslak yüzeylere uygulanabilir olduğu üreticilerce belirtilmişse de suya doygun yüzeyler uygulanan yalıtım malzemesini bünyesine kabul etmeyecektir. Uygulanan malzemenin yüzeydeki dişlere tutunması ve mümkünse penetre olması istenen bir durumdur. Bu sayede malzemenin yüzeye yapışması sağlanmaktadır. Suya doygun bir yüzeyde ise yüzey ıslak ve yüzey boşlukları su ile dolu olduğu için bu yapışma meydana gelemeyecektir. Günümüzde genellikle çift komponentli olarak hazırlanmış olan sürme ve püskürtme ürünlerin raf ömürleri sınırlıdır. Uygulayıcının bu son kullanma tarihine ve depolama koşullarına dikkat etmesi gerekmektedir. Örneğin çimento bazlı bir ürün nemli bir depolama alanında son kullanma tarihinden daha önce bozulabilmektedir. Aynı şekilde solvent içerikli bir başka ürün açık bir alanda güneş altında depolandığında çok kısa sürede özelliğini kaybedebilmektedir.

Uygulayıcının şantiyede su, solvent gibi maddelerle seyreltmesi ya da karıştırarak homojenize etmesi gereken durumlarda üreticinin bildirdiği karışım oranlarına uyması önemlidir. Karışımın uygun araçlarla ve yeterli sürede tüm malzemeyi kapsayacak şekilde yapılması gerekmektedir. Aksi halde malzeme homojen hale getirilemeyecek, yüzeye uygulanan malzeme farklı bölgelerinde farklı fiziksel ve kimyasal özellikler gösterecektir. Malzemenin hazırlanışında ve uygulama kalınlığındaki hata payını azaltmak amacıyla örtü membranlar geliştirilmiştir. Genellikle bir taşıyıcı katman ile birlikte üretilirler. Aynı zamanda içinde kalsit, mermer tozu gibi dolgu malzemeleri de bulundurabilirler. Bu nedenle sürme esaslılardan daha ekonomiktirler.

Bitüm esaslı örtü membranlarının uygulanmasında yüzeye bitüm emülsiyonu uygulanması gerekmektedir. Bitümün viskozitesi daha yüksek ve penetrasyon özelliği daha iyi bir forum olan emülsiyon uygulanacak yüzeyin gözeneklerini doldurarak yüzeyde ince bir katman oluşturur.

Şaloma alevi ile hem emülsyon kaplı yüzey hem de membran ısıtılmaktadır. Böylece membran yüzeye daha iyi yapışmakta ayrıca membrandan malzeme kaybı da yaşanmamaktadır. Şaloma alevinin şiddeti önemlidir ve uygulama sırasındaki hava koşullarından uygulanan malzemenin içeriğine ve uygulanan yüzeye kadar birçok faktörden etkilenir. Doğru bir alev, membranın yüzeyinden akma meydana getirmeyecek şiddette olmalıdır. Ancak ısıtılan bitüm yüzeye temas edene kadar da soğumamalıdır. Membranın ısıtılarak tüm yüzeye yapıştırılması gerekmektedir. Sadece bindirme veya ek yerlerinin ısıtılarak membranların birbirlerine kaynatılmaları yeterli sonuç vermemektedir. Uygulama sırasında ek yerlerinde yapılmış bir işçilik hatası ile yalıtım kaplaması buradan su alabilmektedir. Sıkça meydana gelen bu durum yalıtımın tüm yüzeye yapıştırılmış ise sorun yaratmayabilmektedir.

Bitümlü membran uygulamalarında bindirme paylarına da dikkat etmek gerekmektedir. Genellikle 1 metre eninde üretilen membranların 10-15 cm arasında bir ölçüde birbirleri üzerine bindirilerek yüzeylerin kaplanması gerekmektedir. Bindirme işleminde en çok dikkat edilmesi gereken hususların başında her iki membranın da ısıtılması gelmektedir. Şaloma alevi her iki membran yüzeyindeki bitümü eritmelidir. Daha sonra bir mala ya da ıspatula aracılığıyla bu yüzeyler hafifçe bastırılarak kaynamaları sağlanmalıdır. Bindirme işlemiyle ilgili olarak dikkat edilecek bir başka nokta da suyun akış yönüdür. Malzemeye suyun geldiği yönde bindirme yapılmalıdır. Böylece bindirme bölgesinde kaynak sorunu olmuşsa da akış membranın altına girmeden devam edecektir.