Polimer Malzemeler ve Özellikleri

Polimer Malzemeler ve Özellikleri

Genel

Polimer Malzemeler

Polimerler , en basit tanımıyla çok sayıda aynı veya farklı atomik grupların kimyasal bağlarla az veya çok düzenli bir biçimde bağlanarak oluşturduğu uzun zincirli yüksek molekül ağırlıklı bileşiklerdir. Polimer, birden fazla mer’in (molekülün) ısı ve basınç altında birleşerek uzun zincirlerin meydana gelmesiyle oluşur. Plastik malzeme olarak da bilinen suni polimerler ,son 40-50 yıl içinde büyük gelişme göstererek günümüzde hacim olarak metallerle hemen hemen eşit oranda kullanılmaya başlanmıştır. Bunun başlıca nedenleri; bu malzemelerin nispeten ucuz, kolay işlenebilir, hafif, yüksek kimyasal ve korozyon direncine sahip olmalarıdır. Ayrıca yüksek ısıl ve elektriksel özelliklere ve yeterli mekanik özelliklere sahiptirler.

Polimerler, monomerler olarak adlandırılan çok sayıdaki molekülün sıralı olarak dizilmesiyle meydana gelmektedirler. Polimerlerin çoğu tek bir monomer çeşidinin dizilmesiyle oluşmaktadırlar. Bazıları ise iki veya üç monomer çeşidinin bir araya gelmesinden oluşabilmektedirler. Polimerlerin karakteristik özellikleri arasında düşük yoğunluklu, düşük dayanımlı ve yüksek mekanik sönümleme özellikleri gösterilebilir. Polimerler genellikle düşük ve yüksek sıcaklıklara karşı direnç gösterememektedirler, oda sıcaklıklarında kullanılmaktadırlar.

Polimerler yapılarına, oluşumlarında meydana gelen reaksiyonların tipine, fiziksel özelliklerine ve teknolojik kullanım alanlarına göre sınıflandırılabilmektedirler. Mühendislik polimerleri genel olarak termoplastikler, termosetler ve elastomerler olmak üzere üçe ayrılırlar.

Polimerlerin özelliklerini belirlemek adına çok önemli olan yapısal karakteristikleri şunlardır;

  1. a) Polimer moleküllerinin rijitlik derecesi,
  2. b) Polimer zincirleri arasındaki van der Waals ve elektrostatik bağlar,
  3. c) Kristalimsi bölgeler oluşturan zincirlerin dereceleri,
  4. d) Zincirler arasındaki çapraz bağlanma dereceleri (Roberts, 1977)

polimermalzemeler-kbyapikimyasallari

Elastomerler

Elastomerler birçok defa uzatılıp bırakıldığında orijinal ölçülerine geri dönebilen kauçuk türü malzemelerdir. Bu malzemeler düşük yoğunlukta çapraz bağlara sahiptirler. Bu malzeme cinsi genellikle düşük elastikiyet modülüne sahip ve yüksek akam mukavemetine sahip bir malzemedir. Elastomer malzemelerde polimer zincirleri belli seviyede hareket serbestliğine sahiptirler, ancak çapraz bağlar sonucu oluşabilecek daimi taşınmalara karşı da korumalıdırlar. Elastomer malzemeler hareketli zincir sayısını azaltmak adına camsı veya kristalimsi faza soğutulmalıdırlar. Başlıca elastomerlere polibütadien, stiren bütadien, nitril kauçuk örnek gösterilebilir.

Termoset Polimerler

Termoset polimerler ısıl uygulamalar sonrasında verilen şekle göre sertleşen ve katılaşan malzemelerdir. Bu sertleşme işlemi malzemenin molekül zincirleri arasında oluşan daimi bağlantılar sonucu geri dönüşü olmayan bir işlemdir. Molekül zincirleri arasında oluşan çapraz bağlar polimere yüksek rijitlikte bir iskelet oluşturmaktadır.

Termoset malzemeler tekrardan eritilememektedir ve geri dönüşümü olmayan malzemelerdir. Termoset polimerler, termoplastik polimerlere göre mekanik özellikler, kimyasal direnç ve ısıl istikrarlılık bakımından daha üstün malzemelerdir. Ancak bu özelliklerinin yanında termoset polimerler kırılgan malzemelerdir. Başlıca termoset polimerlere epoksi reçinesi, poliüretanlar, bakalit ve vulkanize kauçuk örnek verilebilir.

Termoplastik Polimerler

Termoplastik polimerler belirli bir sıcaklığın üstünde bükülebilen ya da kalıplanabilen, soğutulduklarında ise tekrar katı hale dönebilen malzemelerdir. Bu karakteristik özelliklerinden dolayı termoplastik polimerler geri dönüşümü olan malzemelerdir. Termoplastik polimerlerinin eriyik halden soğutulurken bozulan zincir yapısını tekrardan düzenli bir yapıya sokması için dış kaynaklı yüksek bir enerjiye ihtiyacı vardır.

Termoplastik polimerler lineer moleküllere sahiptirler ve bu moleküllerde zinciri oluşturan birimlerin arasında kuvvetli kovalent bağlar bulunmaktadır. Moleküller arasında ise ısıya karşı duyarlı, moleküller arası zincirlerin birbirlerine göre hareketlerini sınırlayan bir kuvvettir. Bu sebepten ötürü bir termoplastik polimer ısıtıldığında moleküller arası bağlar zayıflar ve polimere kolayca şekil verilebilir. Malzeme soğuduğunda ise moleküller arası kuvvet büyür ve eski haline döner.

Termoplastikler malzemeler elastomerlerden farklı mekanik özelliklere sahiptirler. Bir elastomer malzeme iki yana çekilerek uzatıldığında ve tekrar bırakıldığında malzeme eski şekline döner. Ancak termoplastikleri çekme kuvvetine zorladığımızda ise termoplastik malzeme belli bir noktaya kadar uzar, daha sonra ise kalıcı olarak deformasyona uğrar ve kırılır. Termoplastik eriyiğine plastikleştirici katkısı yaparak bu polimerlerin daha sünek bir yapıya ulaşması sağlanabilmektedir. Termoplastik polimerler grubunda yer alan polimerlerden bazıları ise şunlardır;

  1. a) Polistiren
  2. b) Polipropilen
  3. c) Naylon
  4. d) Polivinilklorür ve vinil kopolimerleri
  5. e) Akrilonitril bütadien stiren
  6. f) Stiren akrilonitril
  7. g) Selülozikler
Bazı Polimer Özellikleri ve Önemli Kullanım Yerleri

Bazı Polimer Özellikleri ve Önemli Kullanım Yerleri

Genel
Polimer Özellik Kullanım Alanı
Fenolik reçineler Kimyasal korozyona karşı yüksek dirençli, iyi ısısal kararlılık, düşük nem geçirgenliği ve kolay işlenebilirlik. Yapıştırıcılar, elektrik aletleri parçaları, kalıplanmış malzemeler, levha ve plakalar, fren astar ve balatasında
Amino reçineleri Kimyasal direnç, üstün yüzey sertliği, iyi ısısal kararlılık ve iyi renk koruma. Dekoratif malzeme, yapıştırıcılar, levha ve plakalar, tekstil işlemlerinde kalıplanmış malzemeler,kontrplak ve kağıt kaplama
Poliesterler Alevlenmeye ve kimyasallara karşı üstün direnç, düşük fiyat, üstün mekaniksel ve elektriksel özellik, üstün ısısal kararlılık. Yapı malzemeleri, levha ve plaka, hava ve deniz taşıt parçaları, lif dekoratif malzeme, misina ve kayak malzemesi.
Alkit reçinleri Kimyasal direnç, üstün elektriksel ve ısıl özellik ve geniş esneklik-sertlik aralığı Elektriksel yalıtkan, boyalar, cam macunu, elektronik alet parçaları ve cam lifi takviyeli parçalar.
Polikarbonat Şeffaf, iyi sürünme direnci, lekelenmeye karşı direnç, yüksek kırılma indisi, iyi boyutsal kararlılık ve üstün kimyasal ve elektriksel özellik. Yalıtkan malzeme, metal malzeme yerine, lens, elektrik aletleri parçaları, fotoğraf filmi, döküm kalıplama ve emniyet baretleri
Poliamit Kimyasal direnç, sertlik, iyi aşınma direnci, kolay kalıplanabilirlik, hafiflik ve düşük sürtünme katsayısı Şişe, lastik, lif, paketleme, dikiş ipliği, çeşitli aletler, dişli ve misina.
Poliüretan İyi kimyasal fiziksel ve elektriksel özellikler, diğer reçinelerle kullanıldığında üstün ürün çeşitliliği Roket yakıtı bileşeni, izolasyon, köpük ve elastromer.
Polieter Değişik biçim ve boyutta kolay işlenebilirlik, çoğu asit alkali ve tuzlara karşı üstün direnç. Su saati parçaları, vana, pompa dişlileri ve tabakalar.
Epoksi İyi yapışma özelliği, üstün elektriksel özellik, iyi ısı yalıtımı, setlik, düşük büzülme ve sütün kimyasal direnç. Yer döşemesi, yapıştırıcılar, ince levha ve plakalar, yüzey kaplamaları ve astarlar.
Polimer Silikon Esneklik, inert, oksidasyona direnç, üstün elektriksel özellik ve iyi ısıl özellik Kauçuk, su itici malzeme, levhalar, köpüklenmeyi önleyici ve kapsülleme malzemesi
Polietilen Dış ortamda neme karşı iyi direnç, esneklik, zayıf mekaniksel kuvvet ve üstün kimyasal dürenç Kap ve kutular, oyuncak, mutfak eşyaları, kaplamalar, boru ve tüp, kablolarda yalıtkan tabakalar ve paketleme ve ambalaj filmi.
Polipropilen Kokusuz ve şeffaf düşük yoğunluk, iyi ısıl direnç, üstün yüzey sertliği, kırılmazlık, üstün kimyasal direnç ve iyi elektriksel özellik. Levha ve tabakalar, lif boru ve tüp, elektronik alet parçaları, oyuncak, mutfak eşyaları, tıbbi malzeme(steril edilebilir.) ve çeşitli aletler
Poli(vinil klorür) Üstün fiziksel ve kimyasal özellik, işleme kolaylığı, nispeten düşük fiyat diğer polimerlerle iyi uyum ve üstün kimyasal direnç. Boru ve tüp, yapıştırıcı, inşaat malzemesi, atık su deposu, su tesisat malzemesi ve yağmurluk
Polistiren Uv ışınlarına direnç, iyi vurma ve gerilme direnci, düşük fiyat ve işleme kolaylığı, asit alkali ve tuzlara karşı üstün direnç İzolasyon malzemesi, ince cidarlı kaplar, soğutma kuleleri, boru köpük, kauçuk, çeşitli aletler, otomobil parçaları ve paneller.
Polimer Selülozik Dış ortamda dayanıklılık, yüzey parlaklığı, yüksek vurma direnci, düşük ısıl iletkenlik ve yüksek dielektrik özelliği Tekstil ve kağıt endüstrisi, manyetik bant, paketleme ve ambalaj malzemesi, kalınlaştırıcı, boru ve tüp
Akrilik Polimer UV ışınlarına direnç, kristal parlaklığı, orta derecede kimyasal direnç, iyi vurma ve gerilme direnci asit ve alkali tuzlara karşı üstün direnç Lens, elastromer, dekoratif yapısal paneller, aydınlatma sistemleri, pencere ve gölgelik, tabela reklam panosu ve yapıştırıcı
Polimer Kimyasına Giriş

Polimer Kimyasına Giriş

Genel

Polimerik olarak adlandirdigimiz malzemelerin, hayatimizda ne kadar çok yer aldigini görmek, polimer kimyasi hakkinda neden bilgimiz olmasi gerektigini bize açikça gösterecektir.

Giyeceklerimiz : Ayakkabilarinizin hiç polimer bir malzemeden yapilmis oldugunu düsünmüs müydünüz? Kiminin derisi farkli kiminin altinin yumusakligifarklidir. Deriden bahsediyorsak derinin kendisi dogal bir polimerdir. Yürüyüs botlarinin pek çogunun alti poliüretandan yapilmistir. Bazilarinin yapisinda PVC rastlariz bazen naylondan yapilmis ürünleri kullaniriz. Üzerimize giydigimiz esyalardan pekçogu yün, pamuklu (selüloz) dogal polimerik maddelerden veya suni yollarla elde edilmis olan polyester, poliakrilonitril (yapay ipek) gibi pekçok polimerik ürün kullaniriz. Yalnizca günlük hayatimizda her gün kullandigimiz giyeceklerin yanisira denizde de kullanilacak pek çok ürün polimerik malzemelerden yapilmistir. Kloropren ve poliüretan ürünler bunlara örnektir.

Ambalajlama ve Koruma ve Bazi Ürünler :
Bugün ürünlerin korunmasi ve tasinmasinda kullanilan ambalajlama kendi basina bir alan olmustur. Bunu en basit sekliyle bir süpermarkete girerseniz açikça görebilirsiniz. Hemen tüm ürünler paketlenmislerdir. Paketlemede kullanilan malzemelerin hemen hepsi polimerik malzemelerden hazirlanmislardir. Evlerimizde de benzeri pek çok malzeme kullaniriz. Bu malzemelerin bazilari naylon oldugu gibi bazilari polipropilenden, polyesterden veya polietilenden yapilmistir. Çocuk pedlerinde su sizdirmaz polietilen veya dogal kauçuk kullanilir. Fakat belki de Pedin en önemli kismi poliakrilik asit kismidir. Kendi agirligindan çok daha fazla suyu absorbe edebilir. Sampuanlarda hidroksietilselüloz bulunur. Saç spreylerinde ise; polivinilprolidondan yararlanilir.

Fotoğrafçılık Gözlükler ve Lensler: Fotograf filmleri daha eskiden selüloznitrattan yapilirdi. Daha sonralari kolayca yanan bu ürün yerini, selüloz asetata daha sonra o da yerini polyestere birakti. Bugün fotografçilikta kullanilan sert ve seffaf renkli filtreler polikarbonattan yapilmaktadir. Gözlük camlarinin yerini ise daha hafif ve kirma indisi camdan daha fazla olan polikarbonat gözlük camlari almaktadir. Kontak lenslerde ise polimetilmetakrilat kullanilmaktadir.

Tasimacilikta :
Modern bir otomobilde; lastikler, lastik fiberleri, dösemeler ve boya hariç yaklasik 150 kg polimer madde kullanilir. Uçaklarda yakittan tasarruf edebilmek için metal kullanimi hizla artmaktadir. Çünkü polimerik maddeler metallerden daha hafiftir.

Biz ve Saglik
:
Eger tek hücreli canlilardan, çok hücreli canlilara kadar temel yapinin ne oldugunu sorgulayacak olursak, temel yapi bilgisini tasiyan DNA veya RNA nin temelde 20 kadar aminoasit ve bunlari birbirlerine baglayan fosfot baglarindan meydana geldigini görürüz. Gerçi organizmada bulunan amino asitlerin sayisi daha fazladir. Ama yine de canlilardaki bu çesitlilik amino asit siralamasindaki degisiklikten ve konformasyonlarindan kaynaklanmaktadir. Ayrica hangi organi düsünürseniz tekrarlanan moleküler yapilarin organlari olusturdugunu görebilirsiniz. Yapay doku çalismalarinda polimerlerin önemi her geçen gün daha da artmaktadir.Polimer kimyasinin önemini vurgulamak için söylenecilecek son söz, belki de; ABD de kimyasal arastirmalar için ayrilan bütçenin üçte birinden daha fazlasinin polimer kimyasi arastirmalarina ayrildigini belirtmek olabilir.

Günlük Hayatımızda Polimer

Günlük Hayatımızda Polimer

Genel

Polimer; adı “poli + meros (çok + parçalı)” olarak Greekçe’den gelen ve tekrarlanan yapısal kümelerin oluşturduğu yüksek molekül ağırlıklı bileşikler olarak tanımlanan yapılardır. Polimeri oluşturan her bir küçük molekül monomerolarak adlandırılır. Anlayacağınız polimerler birçok küçük molekülün yani monomerin bir araya gelerek oluşturduğu makromoleküllerdir.

Tamam da; bu polimerler neden önemlidir ?

Polimerlerin önemini anlamak için etrafımıza biraz daha dikkatli bakmak yeterlidir. Hayatımızda ne kadar çok alanda yer aldıklarını gördükçe sanırım önemini anlayacaksınız.

Çok hoşunuza giden bir deri ceket var. Onu almaya gidiyorsunuz. Pardon deri mi dediniz? Deri aslında doğal bir polimerdir. Biliyordunuz değil mi ?

Süpermarkete girdiniz. Etrafınızda gördüğünüz hemen her ürün paketlenmiştir. Paketlemede kullanılan malzemelerin hemen hepsi ise polimerik malzemelerden hazırlanmıştır. Diyelim ki çocuğunuz için çocuk bezi alacaksınız. Bu bezlerin en önemli özelliği ve kalitesi suyu absorbe edebilme özelliği ile alakalıdır. Bunu sağlayan ise poliakrilik asittir. Poliakrilik asit kendi ağırlığından çok daha fazla suyu absorbe edebilir.

Gözlüğünüzün camı mı kırıldı. Hay Allah! Gözlükçüye gittiğiniz zaman size camdan daha farklı bir alternatif sunabilir. Sıradan camdan daha hafif, yere düşürdüğünüzde kırılmayacak ve kırılma indisi camdan daha fazla olan bir ürün. Polikarbonat gözlük camı!

Peki PVC size bir şey çağrıştırıyor mu? Evinizdeki su tesisatından, kapı ve pencerelere kadar; ucuz ve ısı yalıtımındaki avantajları nedeniyle kullanılıyor.

Size son olarak silikon örneğini sunayım. Sanırım kafanızda artık bir şeyler canlandı. Bunlar sadece basit sıradan örnekler, çevrenize biraz daha dikkatli bakarsanız çok daha fazlasını görebilirsiniz.

Polimerik malzemelerin bu kadar geniş kullanım alanlarına sahip olmalarının nedeni, yapısal özelliklerinin istenildiği gibi ayarlanabilir olması ve ekonomik olarak elde edilebilmelerinden kaynaklanmaktadır.

Peki polimerlerin yapısından mı bahsetsek biraz?

Polimerleri inceleyebilmek için önce her şeyde olduğu gibi sınıflandırmak gerekir. Basit bir sınıflandırma aşağıda yapılmıştır.

  1. Molekül ağırlıklarına göre
  2. Doğada bulunup bulunmamasına göre
  3. Organik ya da anorganik olmalarına göre
  4. Isıya karşı gösterdikleri davranışa göre
  5. Zincirin yapısı ve şekline göre

Kısaca bu sınıflardan bahsedecek olursak;

Polimerleşme reaksiyonları esnasında pek çok monomer diğer monomerler ile ya da ortamda bulunan ve belli bir molekül ağırlığına ulaşmış bir molekül zinciri ile tepkime verebilir. Oluşan zincirlerin büyüklükleri pek çok faktöre bağlıdır ancak polimer zinciri yeteri kadar büyümemiş ise oligomer olarak adlandırılır.

Polimerler sandığınız gibi tamamen yapay moleküller değildirler. Doğada kendiliğinden bulunan ve çok büyük önem taşıyan doğal polimer ya da makromoleküller hayatın kendisini oluşturur. Proteinler, selüloz başlıca örneklerdir.

Anorganik polimerlerde esas zincir karbona dayalı yapıya sahip değildir ve genellikle organik polimerlere göre daha fazla ısıya dayanıklı ve daha serttirler.

Sıcaklık artışı ile eriyerek şekil değiştirebilen yapıdaki polimerler termoplastik sınıfını oluştururlar. Yüksek oranda çapraz bağ içeren yani sıcaklık artışı ile zincirlerinin hareketli olmayışı nedeniyle erimekten ziyade parçalanan yapılara ise termosetting denilir.

Tek tür birimlerden oluşan polimer zinciri homopolimer olarak adlandırılır.

-A-A-A-A-A-A-A-A-A-A-A-

İki yada daha fazla monomer içeren polimerler ise kopolimer olarak adlandırılır. Kopolimerler de dizilişlerine göre random ya da alternatif kopolimerler olarak adlandırılır.

-A-B-A-B-A-B-A-B-A-B-A-        (Alternatif)

-A-B-A-A-B-B-B-A-B-A-B-        (Random)

Polimer zincirleri daha kompleks yapılar halinde de bulunur elbette. Doğrusal zincir, dallanmış zincir, ağ zincir…

En İyi Teras Su Yalıtımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir

En İyi Teras Su Yalıtımı Nasıl Yapılır, Nelere Dikkat Edilmelidir

Genel

Bu yazımızda sizlere “Teraslarda su yalıtımı nedir, teras su yalıtımı nasıl yapılır, teras su yalıtımı için en iyi yöntem nedir ?” bunlardan bahsedeceğiz.

Teraslarda su yalıtımı, betonarme zemin tabliyesinin, suya karşı kilitlenmesi işlemine, teras su yalıtımıdenmektedir. Birkaç farklı yöntemle yapılabilmekte olan bu işlemler arasında amaç su geçirmeyen bir membran ile terasın kaplanmasıdır. Örtü anlamına gelmekte olan membran uygulamaları bu konuda akla ilk gelen ve en fazla kullanılan işlevli uygulamalardır.

Bunlar arasında klasik ve en ucuz sistem olarak gözüken bitümlü membran, PVC membran veya epidiyel membranlar kullanılarak terasların kaplanması ve örtülmesi sayesinde yapılan uygulamalardır. Fakat bu uygulamalar PVC membranların birleşim noktalarındaki işçilik hatalarından dolayı fazla verim alınamamakta olup işlemin ömrü kısa sürmektedir. Aynı zamanda tamirat işçiliği sırasında birleşim noktalarında hata yapılma ihtimali yüksektir.

Diğer bir teras izolasyon malzememiz, epoksi tarzı yüksek yapışkan malzemelerdir. Epoksiler her ne kadar yüzeye aşırı bir aderansla bağlansa da seramiksi yapıya sahip olduğu için kırılgandır, çatlama ihtimali yüksektir ve fiyat olarak faza ekonomik değildir. Bundan dolayı apartman terasları için tercih edilen bir yöntem değildir. Tamiratları zor ve uğraştırıcıdır.

Teraslar için en iyi izolasyon yöntemi, diğer bahsettiğimiz iki yöntemden daha farklı bir uygulama olarak terasların sadece betonarme tabliyesinin yüzeyinde kalmayarak, kılcal çatlaklarından kristalize olarak betonun içerisine nüfus ederek betonarme tabyenin suya karşı geçirimsizlik sağlamasıdır.
Bu sistemde tüm zemine kristalize malzememiz astar olarak betonarme yüzeye uygulanır. Akabinde (duruma göre filesiz) ile birlikte son kat olarak uygulanır ve terasların kenarlarındaki parepetlere kadar dödürülerek bir havuzlama yaratılır.

Süzgeçlerin tıkanması veya aşırı miktarda yağış sebebiyle birikme ihtimali olan suyun, su yalıtımı aşamaması için izolasyon uygulamaları mutlaka kenar parapetlerin altlarına kadar yükseltilerek bir havuzlama sistemi oluşturulmalıdır. Bu sayede birikme anında suyun aşağıya iletilmesinin önüne geçilebilmektedir.

Dış cephe mantolama yapılmış binalarda, tüm dış cephe ısı yalıtımı yaptığı kadar su yalıtımıda yapmaktadır, ancak çatı ve teraslarda yapılmamış su ve ısı yalıtımları, dış cephe ısı yalıtımı yapılmış binalarda önemli eksiler yaratırlar.

Su yalıtımı yapılmamış çatı ve teraslardan su kolaylıkla duvarlar tarafından emileceğinden, mantolama uygulamasının zarar görmesine sebep olabileceği gibi, dış cephe ısı yalıtımının tüm işlevselliğini yitirmesine de sebep olabilir.

Islak mekanlar için su yalıtım sistemi

Islak mekanlar için su yalıtım sistemi

Genel

Problem

Mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak mekanlar genellikle seramik ile kaplıdır. Ancak seramik uygulaması tek başına su yalıtımı sağlamaz.

Su yalıtımı yapılmamış ıslak mekanlarda suyun döşeme ve duvarlardan sızması komşu bölgelerde bozulmalara yol açabilir. Alçı, ahşap, gaz beton gibi hassas yüzeylerin su alması ancak pahalı tamiratlar ile telafi edilebilir.

Islak mekanlarda kritik noktaları da göz önüne alarak yapılacak uygun bir su yalıtım uygulaması etkin bir yalıtım performansı ve konfor sağlar.

Çözüm

1. Yüzey hazırlığı

Uygulama yapılacak yüzey  temiz, düzgün ve sağlam olmalıdır. Zemindeki çatlamış ve kabarmış boyalar tamamen kazınmalı, var olan seramik kaplamalar sökülmelidir. Yüzeyler tozdan arındırılıp astar kat olarak %40 oranında su ilave edilerek inceltilmiş yapı kimyasal ile astarlanmalıdır.

Dikkat! Alçı sıva ve alçıpan yüzeylerde astarlama işlemleri  yapı kimyasal veya  yapı kimyasal ile yapılmalıdır.

2. Kritik noktaların korunması

Dikey ve yatay köşeler, maks. 2 mm. genişliğindeki  çatlaklar, ahşap pano birleşim yerleri, tesisat borusu ve su tahliye deliği gibi özel noktalar genişlik ihtiyacına göre  yapı kimyasal veya weber  yapı kimyasal sentetik-kauçuk su yalıtımı bantları ile korunmalıdır. Bu uygulama için yapı kimyasal kritik noktalara fırça ile uygulanmalı ve bantlar yerlerine yerleştirilip mala ile bastırılmalıdır.

3. Yalıtım katmanı uygulaması

Yalıtım bantlarının kurumasının ardından birinci ve ikinci kat için  yapı kimyasal inceltilmeden tüm yüzeye uygulanmalıdır. Katlar arasında min. 5 saat beklenmeli ve her bir katın uygulaması bir önceki kata dik doğrultuda olmalıdır.

4. Seramik ve derz dolgu uygulaması

Su yalıtım uygulaması sonrasında seramik uygulamasına min. 12 saat sonra geçilmelidir. Seramiklerin yapıştırılması ve derz dolgu uygulaması için uygun Weber ürünleri seçilmelidir. Duvar-duvar ve duvar-zemin birleşim noktalarında seramik arasına  yapı kimyasal derz dolgu mastiği kullanılmalıdır.

Dikkat!  yapı kimyasal uygulaması yapılmış yatay yüzeyler, seramik uygulaması öncesinde direk ayak yükünü karşılayacak polistren pano vb. uygun bir malzeme ile korunmalıdır.

Gezilen teras çatılar için su yalıtım sistemi

Gezilen teras çatılar için su yalıtım sistemi

Genel

Problem :

Kullanıma açılması planlanan, teras olarak inşa edilmiş çatılarda, seramik vb. kaplama uygulaması tek başına su yalıtımı sağlamaz.

Yalıtılmamış yüzeylerden sızacak su yaşanan alt katlarda konfor problemi yaratır.

Terasların maruz kalacağı sıcaklık farklılıklarına da dayanıklı, elastik ürünlerle seramik vb. kaplamaların altına yapılacak su yalıtımı bu tür problemlerin önüne geçer.

Çözüm :

1. Yüzey hazırlığı

Döşeme betonu üzerine uygun eğimde ve nitelikte atılmış tesviye şapı, yalıtım uygulaması öncesinde yapışmayı engelleyici kalıntılardan ve gevşek parçalardan arındırılmış, temiz, düzgün ve sağlam olmalıdır. Ayrıca kullanılacak ürüne göre gerekli yüzey hazırlıkları yapılmış olmalıdır.

2. Köşelerin pahlanması

Sızdırmazlığın devamlılığının sağlanması amacıyla dikey ve yatay köşeler yapı kimyasal veya hızlı kuruma ve sülfat dayanımı istenen durumlarda yapı kimyasal ile pahlanmalıdır.

3. Yalıtım katmanı uygulaması

yapı kimyasal ve hızlı kuruması istenen durumlarda, yapı kimyasal kullanım talimatları doğrultusunda hazırlanmalı ve tüm yüzeye min. 2 kat halinde uygulanmalıdır. özellikle çimento esaslı su yalıtım ürünlerinde her bir katın uygulaması, bir öncekine dik doğrultuda olmalıdır.

4. Seramik ve derz dolgu uygulaması

Teraslarda yapılacak seramik uygulamalarında, seramiklerin yapıştırılması ve derz dolgu uygulaması için termik gerilimlere dayanıklı uygun yapı kimyasal ürünleri seçilmelidir.
yapı kimyasal uygulaması üzerine son kat olarak yapı kimyasal uygulanmalıdır. yapı kimyasal üzerine seramik kaplanması durumunda yalıtım katmanı üzerine mutlaka kumlama yapılmalıdır.

Yapı Kimyasal Katkıları : Süper Akışkanlaştırıcılar

Yapı Kimyasal Katkıları : Süper Akışkanlaştırıcılar

Genel

Bu kısımda kimyasal katkıların özellikleri ve beton üretimde kullanımları, bu kullanımın çevreye etkileri kısaca anlatılmaktadır. Kimyasal katkıların betondaki kullanım oranı diğer bileşenlere göre düşük olmasına rağmen, etkileri oldukça güçlü olabilir (kullanım miktarına ve beton karışımına eklenme süresine bağlı olarak).

Süper-Akışkanlaştırıcılar

  • Süper-akışkanlaştırıcılar şu anda Avrupa’da üretilen tüm katkıların yaklaşık %38’ini oluşturmaktadır.
  • Süper-akışkanlaştırıcılar su-azaltıcıların karmaşık kimyasal yapıya sahip özel bir kategorisidir.
  • Kullanımları su-azaltıcılara göre daha fazla su azaltma sağlar veya hava sıkışımı ve prizlenme gecikmesi olmaksızın işlenebilirliği artırır.
  • Betonda kullanılan 1960’ların başlarında oluşturulmaya başlanan süper-akışkanlaştırıcıların dört ana grubu; “sülfonatlı naftalin formaldehit (SNF), sülfonatlanmış melamin formaldehit (SMF), vinil kopolimerler ve polikarboksilik eterler” dir.
  • Yeni süper-akışkanlaştırıcılardan olan polikarboksilik asitler (örneğin; etilen oksit malik asit veya etilen oksit akrilik asit kopolimerleri) çimentoyu dağıttığı ve betonun çökme özelliğini sürdürmesini sağladığı için özellikler yakın zamanda dikkat çekmektedir.
  • Bazen az miktarda başka maddeler de eklenebilir örneğin; “trietanolamin (gecikmeye karşı), tributil fosfat (fazla hava sıkışmasını azaltmak için) ve hidroksikarboksilik asit tuzları veya lignosulfonatlar (gecikmeyi artırmak için)”.
  • Ayrıca özel süper-akışkanlaştırıcılar ana bileşenlerin karışımı şeklinde de olabilir.
Yapı Kimyasalları : Silikonlu Boyalar

Yapı Kimyasalları : Silikonlu Boyalar

Genel

Silikonlu Dış Cephe Boyası:

Tanım: Silikon katkılı, Akrilik kopolimer esaslı, su bazlı mat bir dış cephe sonkat boyasıdır.

Özellikler: Kapatıcılığı yüksektir. Renkleri solmayan, atmosferik şartlara ve darbeye dayanıklı, su itici özelliklere sahip bir boyadır.

Uygulama: Binanın iç ve dış kısımlarında, sıva, beton, eternit, ytong, briket v.s. yüzeylere güvenle uygulanır. Uygulama yüzeyleri her türlü kirden ve eski boya kalıntılarından temizlenmelidir. Boya tasarrufu sağlamak ve düzgün bir zemin elde etmek için 1-2 kat iç ve dış cephe boya astarı kullanılması önerilir.

Birinci kat için % 30 su ile inceltilir. İkinci kat uygulamasına 12 saat sonra geçilmelidir. Uygulama anında ortam sıcaklığı +5 derecenin üzerinde olmalıdır.

Kuruma süresi: +25 derecede 1-2 saatte kurur. 24 saatte sertleşir.

Boyanabilen alan: Boyanın rengine ve yüzeye bağlı olarak 1 Lt. silikonlu dış cephe boyası ile en az 10 m2 alan boyanabilir.

Saklama şartları: Donmaktan koruyunuz. Çocukların ulaşacağı yerlerde bulundurmayınız. Depolama ömrü açılmamış ambalajında en az 1 yıldır [4].

2. Akrilon dış cephe boyası:
Tanım: Akrilik esaslı mat bir dış cephe boyasıdır.

Özellikler: Kapatıcılığı yüksektir. Renkleri solmayan, atmosferik şartlara ve darbeye dayanıklı bir boyadır.

Uygulama: Binanın iç ve dış kısımlarında, sıva, beton, eternit, ytong, briket v.s. yüzeylere güvenle uygulanır. Uygulama yüzeyleri her türlü kirden ve eski boya kalıntılarından temizlenmelidir. Boya tasarrufu sağlamak ve düzgün bir zemin elde etmek için 1-2 kat iç ve dış cephe boya astarı kullanılması önerilir.

Birinci kat için % 30 su ile inceltilir. İkinci kat uygulamasına ilk katın kurumasından sonra geçilmelidir. Uygulama anında ortam sıcaklığı +5 derecenin üzerinde olmalıdır. Uygulama rulo ve fırça ile yapılabilir.

Kuruma süresi: +25 derecede 1-2 saatte kurur. 24 saatte sertleşir.

Boyanabilen alan: Boyanın rengine ve yüzeye bağlı olarak 1 Lt. silikonlu dış cephe boyası ile en az 10 m2 alan boyanabilir.

Saklama şartları: Donmaktan koruyunuz. Çocukların ulaşacağı yerlerde bulundurmayınız. Depolama ömrü açılmamış ambalajında en az 1 yıldır [4].

plastik duvar boyası:
Tanım: PVAc esaslı TS 5808’ e göre uzun ömürlü mat görünümlü iç cephe dekoratif duvar boyasıdır.

Özellikler: Her türlü yüzeye kolaylıkla yapışır. Ovalama ve silinmeye karşı dayanıklıdır. Kabarmaz, çatlamaz, içerde oluşan nemi dışarıya atabilme kabiliyeti nedeniyle binaların nefes almasını sağlar. Yüksek örtme gücüne sahip çevre dostu iç cephe boyasıdır.

Boyanabilen alan: Pastel plastik duvar boyasının 1 Lt‘ si ile 12-15 m2 alan boyanabilir.

Uygulama: Binanın iç kısımlarında, sıva, pres tuğla, brüt beton, ahşap gibi yapı elemanlarında, uygulama yüzeyleri her türlü kirden ve eski boya kalıntılarından temizlenmelidir. Uygulama anında ortam sıcaklığı +5 derecenin üzerinde olmalıdır. Uygulama rulo ve fırça ile yapılabilir.

Kuruma süresi: +25 derecede 24 saatte kurur. Katlar arasında 2 saat beklenmelidir.

Saklama şartları: Donmaktan koruyunuz. Çocukların ulaşacağı yerlerde bulundurmayınız. Depolama ömrü açılmamış ambalajında en az 1 yıldır [4].

Sentetik boya:
Tanım: Alkid bağlayıcı esaslı, üstün özellikleri olan parlak ve ekonomik bir son kat boyasıdır.

Özellikler: Örtücülüğü, çabuk kuruması, fırça kolaylığı, ilk parlaklığı, parlaklık kalıcılığı, sararmaması üstün özellikleri olup, fiziksel ve kimyasal etkilere direnci yüksektir.

Uygulama: Fırça ve rulo uygulamasında 1 lt. boya 100-150 ml., tabanca uygulamasında 250-300 ml. Sentetik tiner ile inceltilir. Bir gün ara ile iki kat uygulanır. Uygulanacak yüzey kirden, pastan arındırılmalıdır.

Boyanabilen alan: Tek katta yüzeye bağlı olarak 1 lt. ile 15-20 m2 alan boyanabilir.

Kuruma süresi: +25 derecede dokunma kuruması 3 saat, toz kuruması 4saat, sert kuruması 8 saattir .

Boya Yapı Kimyasalları

Boya Yapı Kimyasalları

Genel

Aderans: 

Kuru film tabakasının yüzey üzerinde kabarmadan, ince tabakalar halinde kalkmadan veya çatlamadan durma kabiliyetidir. Aderans, boyanın belki de tek en önemli özelliğidir. Islak tutunma, ıslak koşullara rağmen kuru boya filminin yüzeye tutunma kabiliyeti, genellikle dış cephe boyaları için önemlidir.

Akrilik: 

Yüksek performanslı akrilik esaslı boya veya su-bazlı boyalarda kullanılan sentetik polimerdir. Boyanın bağlayıcısı gibi, akrilik reçineler, kaplamanın kimyasallara dayanmasına ve ışık haslığı nedeniyle renginin kalıcı olmasına olanak sağlar.

Akrilik Reçine: 

Renk ve parlaklık dayanımı, alkali ve oksidasyon dayanımı, sertlik, yapışma ve bağlama sağlamlığı ve film ömrü gibi özellikleri süper olarak nitelendirilen ve kaplama formülleri arasında seçkin bir yeri olan reçinelerdir. Genellikle, akrilik asit, metakrilik asit, akrilonitril ve bunların copolimerlerinin esterlerini içeren akrilik asitlerin türevlerinin polimerizasyonu sonucu oluşan reçinelerdir. Akrilat reçineler olarak da bilinirler

Akrilik esaslı boya

(1)Esas olarak aqua ortam içersinde polimerik maddenin sabit dispersiyonu. (2) Plastik veya reçinenin, doğal veya sentetik su içersinde dispersiyonu; sentetik, emülsiyon polimerizasyonu ile yapılır. (Dikkat edilmesi gereken husus, polimerizasyondan sonra akrilik esaslı boya su içerisinde dağılmış katıdır, bu yüzden emülsiyon değildir. Boya endüstrisinde akrilik esaslı boya ve emülsiyon benzer kullanılır.)

Polivinil asetat veya akrilik reçineler gibi sentetik bağlayıcılar ile yapılan su ile inceltilen boyalardır. Yağlı boyaların tersine, akrilik esaslı boyalar çabuk kurur, düzgün akar ve su ile kolaylıkla temizlenebilir. Yüksek performanslı akrilik esaslı boya boyalar %100 akrilik reçine içerirler. 

Bağlayıcısının çoğunluğunu akrilik reçine oluşturan su ile inceltilen boyalardır. Belirli özellikler katmak veya maliyeti düşürmek için boyaya katılan diğer bağlayıcılar ise, stiren, epoksi ve polivinil asetat.

%100 Akrilik esaslı Boya;

Bağlayıcı olarak sadece akrilik reçine kullanılmış su ile inceltilen boyalardır. Genel olarak çok kaliteli akrilik esaslı boyalar farklı birçok mimari kaplama için kullanılır,%100 Akrilik esaslı boyalar, süper aderans, uzun süreli esneklik, nefes alabilirlik, alkali dayanımı, sertlik ve parlaklık dayanımına sahiptirler.

Alkidler:

Her ne kadar, orta dereceli ekipmanlar ve marin enamellerde bağlayıcı olarak kullanılsalar da, içeride ve dışarıda, ahşap boyalarında bulunan reçinelerdir.

Badana:

Esas olarak, kireç ile suyun karıştırılması ile elde edilir. İç cephe dekorasyonu için kullanılır. Yıkamaya karşı dayanıklı değildir

Bağlayıcı:

Bağlayıcı, pigment parçalarını, düzgün boya filmi oluşturmak üzere bağlar ve aynı zamanda boyanın yüzeye yapışmasını sağlar. Bağlayıcının cinsi ve miktarı, boyanın performans özelliklerinin -yıkanabilirlik, sertlik, yapışma ve renk dayanımı- çoğunu belirler. Kaliteli yüksek performanslı akrilik esaslı boyaların üretiminde tercih edilen bağlayıcı, akrilik polimerler gibi reçinelerdir.

Beyazlama: 

Güneş ışığına maruz kalma sonucu oluşan renk kaybı.

Dayanıklılık:

Boyanın maruz kaldığı yıpratıcı çevre etkilerine, özellikle kötü hava şartları, karşı dayanma derecesi. Dayanıklılığın iki etkisi vardır. Koruyucu özellikleri yüzeyi bozulmaktan korur. Dekoratif özellikleri etkileyici görüntüsünün kalıcı olmasını sağlar.

Dispersiyon(Süspansiyon):

Çok ince katı yapıdaki partiküllerin bir sıvı madde içinde homojen şekilde dağılması işlemidir.

Emülsiyon: 

Sıvı yapıdaki kimyasal maddenin bir emülgatör yardımıyla başka sıvı kimyasal madde içinde dağılması işlemi.

Elastikiyet:

Boyanın, görünümünde değişiklik olmadan veya zarar görmeden, genişleme ve daralma yeteneği. Sıcaklık değişimleri genişleme ve daralmaya sebep olur. Örneğin sarıçam tanecik boyutuna bağlı olarak farklı oranlarda genişler. Elastikiyet dayanıklılığın anahtarıdır. Akrilik bağlayıcılar elastikiyetleriyle dikkat çekerler.

Empregnasyon:

Çok düşük viskoziteli bir sıvının, katı bir yüzeyin içine derinliklerine işlemesi, girmesidir. Bu sayede kapiler boşluklar ve porlar dolabilir. Kendinden sonra gelebilecek uygulamaya iyi aderans oluşturur ve yüzeyin mukavemetini arttırır

Enamel:

Genellikle yüksek parlaklıkta ama düşük parlaklık derecelerinde de olabilen; örneğin mat enameller, düzgün yüzey oluşturma yeteneğiyle karakterize edilmiş son kat boyadır.

Film Oluşumu:

Boyanın sürekli kuru film tabakası oluşturma kabiliyeti. Bu süreç, su veya solventlerin buharlaşması ve bağlayıcı parçalarının birleşmesi sonucu oluşur. Sürekli kuru film suyu iter.

Genleştirici:

Pigmentlerin boşluklarını doldurup genleştiren titanyum dioksitten daha ucuz içeriktir. Genleştirici pigmentsiz kullanılamaz. Yaygın kullanılan bazı genleştiriciler şunlardır; kaolen, kalsit ve silika.

Hacim katıları:

Pigment ve bağlayıcının hacmi toplamının, toplam hacme bölümü. Yüzde(%) olarak ifade edilir. Yüksek hacim katıları, daha kalın kuru film tabakası, ileri örtücülük ve yüksek dayanıklılık demektir.

Havasız spreyleme(püskürtme):

Yüksek basınçla bir delikten, kuvvet uygulayarak boyanın atomizasyonu prosesi. Özellikle boya önceden ısıtıldığında, solventlerin buharlaşması ile yol almasının efektidir.

İnceltici:

İnceltici ve bağlayıcı beraber, boyanın nakil vasıtasını oluştururlar. Su, akrilik esaslı boya boyalarda kullanılan, boya kurudukça buharlaşan, düzgün boya uygulamasına olanak sağlayan incelticilerdir. Yağlı boyaların incelticileri ise turpentin veya alkol(ispirto)dür.

Kabarma:

Genellikle ısı veya nemin sebep olduğu, boyanın üzerindeki oyuklar, kubbe şeklindeki formülasyonlar. Solvent tamamen uçmadan önce, yüzeyi kuruyan boya filminde solventin hapis olması sonucunda da oluşabilir.

Katalizör:

Varlığı, kimyasal reaksiyonun hızını arttırır. Bazı durumlarda, katalizör, emilmeden ve yeniden oluşmadan fonksiyon gösterir. Diğer durumlarda ise reaksiyona hiç girmemiş gibi gözükür ve yüzey karakterlerinin yetkisiyle fonksiyon gösterir. Negatif katalizör ise (inhibitör) kimyasal reaksiyonu yavaşlatır.

Kıvam(Viskozite):

Boyanın akmaya karşı direnci. Yüksek kıvamlı boya yavaş akar; az kıvamlı boya çabuk akar.

Küf:

Nemli iklimlerde çok karşılaşılan bir problem olan küfe sebep kimyasal.

Örtücülük:

Boyanın, yüzeyi veya önceden uygulanan boyayı ve yüzeydeki lekeleri kapatma veya örtme kabiliyeti. Boyanın pigmenti ile örtücülük sağlanır.

Pigment:

Düzgün yuvarlak, doğal veya sentetik, inorganik veya organik, çözünmeyen dağılmış parçalar(toz). Bu parçalar, boya sıvısının içinde dağılarak, boyaya renk vermenin yanında, opaklık, katılık, dayanıklılık ve korozyona dayanıklılık gibi boyanın temel özelliklerini de geliştirirler. Bu terim beyaz veya renkli pigmentler ile birlikte genleştiricilerde içerirdi. Pigment olan tozlar ve boyalar arasındaki fark genel olarak çözünürlüğün temelinde incelenmektedir. Kullanım esnasında, pigmentler, çözünme yen ve madde içerisinde dağılan, boyalar ise çözünebilir veya solüsyon halinde bulunan malzemelerdir. 

Polimerizasyon:

Reaktif yapıdaki çifte bağlar içeren aynı veya farklı monomerlerin ısı, ışık veya katalizörler yardımıyla oluşturdukları farklı yapılardaki kimyasal bileşikler işlemidir. Eğer bir polimer yapı yalnız bir cins monomerden oluşmuşsa HOMOPOLİMER,iki,üç…gibi farklı cins monomerlerden oluşmuşsa KOPOLİMER adı verilir

PVA(Polivinil Asetat):

Vinil asetat ve bir katalizörün polimerizasyonu sonucu türetilen renksiz,termoplastik,suda çözünebilir,reçinemsi yüksek polimerdir. Genellikle, düşük kaliteli su-bazlı kaplamalarda akrilik esaslı boya bağlayıcı olarak kullanılır. Bunun yanında yapıştırıcılar,tekstil,empregnasyon alanlarında da kullanılan bir reçinedir.

PVC(Pigment Hacim Konsantrasyonu):

Pigment hacminin,kaplamadaki toplam uçucu olmayan maddelere(örn.,pigment ve bağlayıcı) oranı. Bu oran genellikle yüzde(%) olarak ifade edilir.

Reçine: 

(1) Doğal veya sentetik şeffaf ve eriyen ürünlerin büyük bir bölümüne verilen ad. Farklı renklerde bulunabilirler. Yüksek molekül ağırlığına sahip sentetik reçineler polimer olarak etki ederler. (2) Belirsiz veya çok büyük molekül ağırlığı olan,strese maruz kaldığında akışkanlık kazanan,yumuşama ve erime aralığı bulunan ve konkoidal kırılan katı,yarı katı,sahte(psödomer) katılardır. (3) Genellikle bu terim kaplama ve plastiklerde temel materyal olan her hangi bir polimerin yerine kullanılır

Renk Dayanımı:

Boyanın orijinal rengini koruma ve solmaya karşı dayanma yeteneğidir.

Solma:

Işık veya sıcaklığa maruz kalan boyanın renginin açılması.

Soyulma:

Boyanın şeritler veya yapraklar halinde yüzeyden ayrılması. Tabakalar halinde kalkmaya benzer olarak aderans kaybı sonucu oluşur.

Tabakalar halinde kalkma: 

Aderans veya elastikiyet kaybı sonucu boyanın parçalar halinde yüzeyden ayrılması. 

Taşıyıcı:

Boyanın,içinde pigmentin dağıldığı sıvı kısmı. Bağlayıcı ve tinerin birleşiminden oluşur.

Tebeşirlenme:

Hava koşullarının bozucu etkilerinin bağlayıcı ortamını ayırarak sebep olduğu boya film yüzeyi üzerindeki kolay ufalanabilir toz oluşumu. Boya filminin tebeşiri, pigmentin seçimi ve konsantrasyonundan etkilenebilir. Bağlayıcı ortamının seçimi de etkili olabilir.

Titanyum dioksit,(TiO2): 

Boyalar,plastikler ve kauçuklarda esas pigment olarak kullanılan,yüksek opaklıkta,tebeşirsiz açık beyaz renkte pigmenttir. Mineral ilmenit veya tabi titan dioksit madeni cevherinden elde edilir.

Tozlanma (çiçeklenme): 

Yüzey kaplamalarının,taş,tuğla,sıva veya harç,üzerinde genellikle beyaz,çözünebilir tuzların birikerek kabuklanması. Nemin harç veya komşu çimentonun içinden sızan tuz veya serbest alkaliler bu probleme yol açarlar.

VOC
(Uçucu Organik İçerik):

Standard test sonuçları altında buharlaşan karbon bileşikleri. Esas olarak,su hariç bütün boya solventleri UOC dir. Hükümet,olası çevre ve sağlık etkilerine karşı, boyada bulunan uçucu organiklerin miktarını kısıtlamayı belirleyebilir. 

Yıkanabilirlik:

Zarar vermeden kuru boya filmi yüzeyinden kirin kaldırılmasına olanak verecek yıkama şekli işimizi kolaylaştırır.

Yayılma:

Kaplamanın, fırça izleri gözükmeksizin düzgün boya filmi oluşturma kabiliyeti. Çok kaliteli akrilik esaslı boya boyaların süper yayılma kabiliyeti vardır.