MORDAN NEDİR ? NASIL YAPILIR ?

Genel

Kumaş boyalarının zamanla rengini atmaması için mordan ya da boyasaptar denen madde­ler kullanılır. Bunlar, boyarmaddenin kuma­şın dokusuna işleyerek liflere sıkıca tutunması­na yardımcı olan mineral tuzlandır. Doğal ku­maş boyalanyla kullanılan mordanlann başın­da şap (potasyum-alüminyum sülfat), kalay (kalay klorür), krom (potasyum bikromat), de­mir (demir sülfat) ve bakır sülfat (göztaşı) gelir.

Boyanın daha iyi tutması için iplik ya da kumaşlar önce mordan çözeltisine, sonra bo­yaya batınlır. Bu yöntemin belki de en büyük yararı, aynı boyarmaddenin değişik mordan-larla açıklı koyulu tonlar, hatta değişik renk­ler vermesidir. Kalay tuzuyla genellikle par­lak, bazen sert tonlar, krom tuzuyla daha ko­yu tonlar elde edilir. Bakır tuzu daha çok yeşil renkli bitkisel boyarmaddelerle kullanılır. Demir tozu boyarmaddenin rengini donuklaş-tırıp koyulaştırır; şap ise uçuk ve soluk tonlar verir. Boyarmaddeler ile mordanlann bu özelliği, sonsuz deneme olanakları ve zengin bir renk çeşitliliği sağlar.

SU YALITIMI

SU YALITIMI

Genel

Konutlarınıza zarar veren en önemli faktörlerden biri de sudur ve konutlar yağmur, kar, toprağın nemi, zemindeki yeraltı suyu gibi dış kaynaklı su ile banyo ve lavabolarda kullanılan iç kaynaklı suya maruz kalmaktadır. Konutlarımızı ve konforumuzu tehdit eden sulardan korunmak için yapılan bu işlemlere su yalıtımı uygulamaları denir.

Konutlarınıza nüfuz eden su, taşıyıcı kısımlarda yer alan demirlerin paslanmasına ve taşıma kapasitesinin düşmesine yol açar. Su, betonun çürümesine ve çatlamasına neden olmaktadır. Su yalıtımı uygulamaları güvenli konutlar ile birlikte bakteri ve küf oluşumu engellenmiş, sağlıklı ve konforlu ortamlara sahip olmamızı da sağlamaktadır.

Su yalıtımı uygulamaları konutlarınıza suyun sızma ihitmali olan alanlarda gerçekleştirilmektedir. Bunlar; toprak ile temas eden duvarlar, temeller ve zemine oturan döşemeler, suyun yapı dışında birikebileceği ve ya suyun basabileceği seviyenin altındaki dış duvarlar, balkonlar, teras ve eğimli çatılar ile banyo, lavabo gibi ıslak hacimli alanlar olarak sıralanabilmektedir. Su yalıtımının bir diğer uygulama alanı da suyun içerisinde kalmasını istediğimiz su deposu, suni gölet ve havuz gibi yapı alanlarıdır.

Su izolasyonu uygulamalarında polimer bitümlü ya da sentetik örtüler ve sürme su yalıtım malzemeleri kullanılmaktadır. Yalıtım uygulamaları ile konutlarınıza nüfuz edemeyen su, süzgeçler ve yağmur suyu drenaj boruları ile yapıdan uzaklaştırılmaktadır.

Yalıtım ile korunması planlanan yapıların suya ne şekilde maruz kaldığı önemlidir. Suyu kapiler olarak mı bünyesine almaktadır, yoksa basınç altındamıdır ? Zemin suyu mu yoksa yağışmı binayı etkilemektedir.

Çatılarda Su Yalıtımı

Çatılarda Su Yalıtımı

Genel

Bir binanın dış etkenlere en çok maruz kalan kısmı çatılarıdır. Yağmur, kar, dolu, sıcaklık, rüzgâr yükleri vb. birçok fiziksel dış etki altında bulunan çatılar, ayrıca iç ortamdan atmosfere doğru olan su buharı geçişine de maruz kalmaktadırlar. Daha uzun ömürlü yapılar için, suyun girişi önlenmeli veya su buharı şeklindeki çıkışı kolaylaştırılmalıdır. Bu bağlamda çatı yalıtımında ısı ve su yalıtımı birlikte tasarlanmalıdır. Temel olarak çatılar teras (düz) ve eğimli çatılar olarak sınıflandırılabilir.

Teras Çatılar

Özelikle geniş oturma alanlarına sahip olan binalarda tercih edilen teras çatılarda su yalıtımı uygulamaları teras çatının kullanılıp kullanılmadığına ve ısı yalıtımı malzemesi ile su yalıtım malzemesinin birbirlerine göre konumlarına göre; geleneksel teras çatı ve ters teras çatı olmak üzere iki farklı tasarımla gerçekleştirilmektedir.

Tüm teras çatılarda; çatı döşemesi ile duvar birleşim noktalarında yalıtım malzemelerinin sürekliliği sağlanmalıdır. Bu amaçla teras çatılarda, yalıtım mutlaka parapet kenarlarına döndürülmelidir. Su yalıtım örtülerinin düşey yüzeylere uygulanması durumunda, örtülerin parapet hizalarında, duvardan ayrılmaması amacıyla baskı lamaları, cephe elemanları ile yalıtım örtülerinin parapetlerde buluşma noktasını kilitleyen harpuştalar kullanılmalıdır. Tüm düşey ve yatay elemanların birleşim arakesitleri ve düşey yüzeylerin yön değiştirdiği ara kesitlerinde su yalıtım örtülerinin daha yumuşak dönüş yapabilmesi için 45º’lik pah yapılmalıdır. Oluşan muhtelif boşluklar, mastik macunlarla doldurulmalıdır

EPOKSİ ZEMİN KAPLAMASI

EPOKSİ ZEMİN KAPLAMASI

Genel

Bir çok alanda kullanılan, gerek dekoratif ve gerekse endüstriyel anlamda alternatiflerinden üstün özelliklere sahip epoksi zemin kaplamaları kullanımı her geçen gün artmaktadır.

En çok tercih edilen alanlardan bazıları ise şöyledir; Fabrikalar, Mağazalar, Endüstriyel Tesisler, Depolar, Hangarlar, Hastaneler, Okullar, Ofisler, Labaratuarlar, Tamir ve Montaj Atölyeleri, Oteller, Gıda Üretim Alanları, Tekstil Atölyeleri, Otoparklar ve benzer bir çok alanda başarı ile uygulanmaktadır..

Su Yalıtımının Tarihçesi Nedir

Su Yalıtımının Tarihçesi Nedir

Genel

Bilinen en eski su yalıtım projesi, Babil’in Asma Bahçeleri’dir. Antik dünyanın yedi harikasından biri sayılan Babil’in Asma Bahçeleri; 25 metre yüksekliğindeki kolonlar üzerine oturan teraslardan oluşuyordu. Su yalıtımı bitüm ve kurşun ile sağlanmıştı. Diğer bitkilerin yanı sıra ağaçlar da bu teraslara dikilmiş ve Fırat nehri yakınlarında köleler tarafından çalıştırılan, su çeken bir sulama makinesiyle sulanmıştı.

Babil’in Asma Bahçeleri,
Kral Nebukadnezar tarafından 26 yüzyıl önce inşa edilmiş,
antik dönemlere ait bir su yalıtım projesidir.
Ağaçlar ve bitkilerin ekilmiş olduğu toprakla doldurulmuş olan teraslar,
yükseklikleri 25 metreye ulaşan bir dizi kemer ile desteklenmiştir.
Ağaç ve bitkilerin sulanması Fırat Nehri’nden yapılıyordu.

Mısırlılarda Bitüm ve bitüm teknolojisini çok iyi bilen bir toplumdu.

Özellikle Ölü Deniz bölgesinde zengin olan bitüm kayalarında

bitümü elde ederek onu işlemiş ve mumyalamada kullanılan parafını elde etmişlerdir.

Yirminci yüzyılın başlarında, su yalıtım projeleri daha yaygın ve olağan bir hale gelerek,

özellikle tüneller, barajlar, havuzlar ve su ile ilgili diğer yapılarda kullanılır olmuştur.

Yaya kaldırımı altında bulunan yeraltı mahzenleri de kömür katranı-zift örtüler ile korunmuştur.

20. yüzyılın başlarına kadar

bitüm veya kömür katranı kullanım alanında ısıtılarak uygulama yapılacak yüzeye sürülmekte,

bu katmanlar arasına taşıyıcı olarak;

pamuk, kanaviçe, hayvan kıllarında yapılmış keçeler gibi organik taşıyıcılar konulmaktaydı.

Bu ilk dönem yerinde uygulamalı örtüleri,

su yalıtımı sağlamak amacıyla 4–6 kat, nem yalıtımı için ise 3–4 kat uygulanıyordu.

20 yüzyılın başlarında ilk fabrikasyon örtüler,

okside bitüm ile kaplanmış karton, jüt, pamuklu kanaviçe, hayvan kıllarından imal edilmiş keçeler vb. organik taşıyıcılara emdirilerek üretilmişlerdir.

Bu örtülerde uygulama alanlarında birbirleri ile ve katlar arasında sıcak okside bitüm kullanılarak uygulanmışlardır.

Bu fabrikasyon üretim kaliteyi ve hızlı uygulamayı beraberinde getirmiştir.

Bugün hallen kullanılmakta olan

Paris, Berlin metrolarının bir bölümü bu örtülerle 20. yüzyıl başlarında yapılmıştır.

Teknolojinin gelişimi ile birlikte 20. yüzyılın ikinci yarısından sonra organik taşıyıcılar yerine cam tülü gibi inorganik taşıyıcılar geliştirilmiştir.

Cam liflerinde üretilen cam dokumalardan üretilmiş örtüler mukavemet istenen yerlerde tüketicinin kullanımına sunulmuştur.

Neden Su Yalıtımı Yaptırmalıyız

Genel

Binaların uzun bir zaman diliminde konforlu ve dayanıklı kalabilmesi için; binaların iç, dış, temel ve çatılarda su almaması için yapılan işlemlere “su yalıtımı” denir.

Binaların ömürlerini ve dayanıklılığını etkileyen en önemli tehlikelerin başında su gelmektedir. Binalara sızan sular; yapıların gövde ve taşıyıcı kısımlarındaki donatıları korozyona uğratarak yük taşıma kapasitesinin düşmesine neden olur. Binaların ana taşıyıcı sistemlerinin tamamında bozulmalara yol açarak; en ufak bir yer hareketinde ve depremde binalarda çatlak ve kırılmaların oluşmasına neden olur. Binaların su alması insan sağlığına zararlı küf, mantar, çiçeklenme, kararma ve diğer organik maddelerin oluşmasına yol açarak; binayı ve insan sağlığını tehdit eder duruma gelmektedir. “Duvarı nem, insanı gam öldürür” ata sözü yıllardır söylenmektedir. Fakat binalarda su yalıtımı yasal bir zorunluluk haline getirilmediğinden; bir deprem ülkesi olan ülkemizde insan yaşamına gerekli özen ve hassasiyet gösterilmediği kanısı hakim olmaktadır.

Yağmur, kar, çiğ, yer altı suları, bina içi kullanma suları (mutfak, banyo, tuvalet gibi ıslak hacimlerdeki su kaçakları), binanın inşa edildiği zeminde bulunan basınçlı veya basınçsız yeraltı suları nedeniyle binalar suya maruz kalmaktadır. Binaların bu şekilde su alması nedeniyle; insanın yaşam konforu ortadan kalkmakta ve bina tehdit eder konuma gelmektedir. Dünyada ve ülkemizde; binaların su almaması konusunda üretim ve çalışmalar yapan; su yalıtım sektörü bilgi ve teknolojik olarak çok ilerlemiştir.

SU YALITIMIN UYGULANDIĞI YERLER:

Etkin bir su yalıtımı için, yalıtım uygulamasının, binanın temelinden çatısına kadar tüm yapı elemanlarını kapsaması gerekir.

  • Toprak ile temas eden duvarlar, temeller ve zemine oturan döşemeler, suyun yapı dışında birikebileceği veya suyun basabileceği seviyenin altındaki dış duvarlar, balkonlar, teras ve eğimli çatılara,
  • Banyo, lavabo, mutfak ve banyo gibi ıslak hacimlere,
  • Suyun içerisinde kalmasını istediğimiz su deposu, suni gölet ve havuz gibi yapılara yapılır.

SU YALITIMI NASIL YAPILIR ve HANGİ MALZEMELER KULLANILIR?

Su yalıtımı, yapılarımıza suyun girebileceği; temellere, toprak ile temas eden duvarlara, suyun yapı dışında birikebileceği veya suyun basabileceği seviyenin altındaki dış duvarlara, balkonlara, teras ve eğimli çatılara ve ıslak hacimlere yapılır. Bir yapının uzun ömürlü olabilmesi için başlangıç aşamasında su yalıtımı kurallarına göre tasarlanması gerekir. Su yalıtımı yapılmadan inşa edilmiş binalarda, çatı ve ıslak hacimlerin su yalıtımı sonradan rahatlıkla yapılabilirken, toprak altındaki duvarların yalıtılması için binanın etrafının kazılması gereklidir. Binanın üzerine oturduğu temellerin su yalıtımının yapılabilmesi için ise yapımızın havaya kaldırılması gerekir ki, bu da henüz mümkün değildir. Bu gibi durumlarda sadece konforumuzu bozan küf ve mantar oluşumu engellenebilir. Suyun yapı ömrünü etkileyen zararlarından, yapı inşa edildikten sonra tam anlamıyla korunmak mümkün değildir . Temel seviyesindeki suyun drenaj (tahliye) önlemleri ile yapımızdan uzaklaştırılması çoğu kez yapılabilecek tek uygulamadır. Su yalıtımının bir diğer uygulama alanı da, suyun içerisinde kalmasını istediğimiz; havuz, su depoları, suni göletler vb. yapılardır.

Yapılarda su yalıtımı, suyun hangi şiddette, hangi halde ve nereden gelirse gelsin yapı kabuğundan içeri girerek yapı elemanlarına dolayısıyla da yapıya zarar vermesini önlemek için yapılır. Temel olarak su yalıtımı yapısal ve yüzeysel su yalıtımı olarak ikiye ayrılır.

Su Yalıtımı Nedir Ve Nasıl Uygulanmalı

Su Yalıtımı Nedir Ve Nasıl Uygulanmalı

Genel

1- Yapısal su yalıtımı

Genel olarak beton elemanların imalatı sırasında imalat kolaylığı sağlamak, betonun kalitesini artırmak, istenen özelliklerin verilmesini sağlamak ve su geçirimsizliği elde etmek amacıyla toz ya da sıvı halde bulunan yapı kimyasallarının katkı olarak kullanılması ile yapımıza su girişini ve etkilerini azaltıcı uygulamalar bütünüdür. Su/çimento oranını düşürerek beton içerisindeki kılcal boşlukları azaltan, beton içerisindeki kapiler boşlukların tıkayan vb. fonksiyonlara sahip beton katkıları ve derz malzemeleri bu gruba girer.

Dış yüzeye uygulanan derz malzemeleri: Suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerine girmesini engellemek için polietilen veya hypalon su tutucu bantlar kullanılır. Suyu durdurma veya beton içerisinde gideceği yolu uzatma prensibi ile çalışırlar.

Betonun bünyesine uygulanan derz malzemeleri: Dış yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerinden geçişini engellemek için su tutucu bantlar veya su ile genleşen mastik ve profiller kullanılır. Suyu durdurma veya beton içerisinde gideceği yolu uzatma prensibi ile çalışırlar.

İç yüzeye uygulanan derz malzemeleri: İ ç yüzeydeki suyun betondaki genleşme veya inşaat derzlerinden geçişini engellemek için hypalon su tutucu bantlar kullanılır. Suyu durdurma prensibi ile çalışırlar.

2- Yüzeysel su yalıtımı

Suyun bulunabileceği dış ortam ile yapı kabuğu arasında su geçirimsiz katman oluşturmak için yapılan işlemler bütünüdür. Bu amaçla su geçirimsiz özel su yalıtım örtüleri kullanılır.

Su yalıtımı, yapılara suyun girebileceği bölgelere doğru su yalıtım malzemelerinin uygulanması ile yapılır. Su yalıtımı uygulamalarının suyun geldiği taraftan, yani yapının dış tarafından yapılması tercih edilmelidir.

Temelde yapılacak uygulamalarda ilk adım; zemin etüdü ve varsa zemin suyunun test edilerek bu suların olası etkilerinin tespit edilmesidir. Yapılan etüt çalışmalarının ardından, mümkünse binanın toplam oturma alanından daha büyük olacak şekilde yatay olarak grobeton dökülür ve bunun üzerine su yalıtım katmanı uygulanır. Bina su yalıtımının üzerine inşa edilir ve suyun etki edebileceği seviyeden temele kadar olan düşey duvarlara da su yalıtımı uygulanır. Grobeton üzerine yapılan su yalıtımı ile düşey duvarlara yapılan su yalıtımları üst üste bindirilerek bina dıştan bohçalanmış olur. Binanın oturma alanından daha geniş temel çukurlarının açılamadığı durumlarda ise yapının üzerine oturacağı bir betonarme çanak oluşturulur. Bu çanağın iç tarafından su yalıtımı yapılır ve bina bu çanağın içine oturtulur. Uygulamalar, yalıtımı geçemeyen suların yapıdan uzaklaştırılması amacıyla su yalıtımından daha aşağı seviyede drenaj yapılması ile tamamlanır.

Çatılarda ısı ve su yalıtımı çözümleri birbirleri ile uyumlu olmalıdır. Çatılarda yapılan ısı yalıtımı uygulamaları, enerji tasarrufunun yanı sıra, yoğuşmayı (terlemeyi) önlerken, su yalıtımı uygulamaları da yağış sularının yapıya zarar vermesini engelleyerek bir bütün oluşturur. Eğimli çatılarda su yalıtımı, çatı örtüsü altına su yalıtım örtüleri serilerek veya çatı örtüsü olarak güneşin ultra-viyole ışınlarına dayanıklı su yalıtım malzemeleri kullanılarak yapılır. Yalıtımı aşamayan su, dere ve yağmur suyu drenaj (tahliye) boruları vasıtası ile yapıdan uzaklaştırılarak uygulama tamamlanır. Teras çatılarda ise suyun yönlendirilmesi için, önce bir eğim betonu dökülür. Yapılan tespitlere bağlı olarak su ve ısı yalıtımı uygulamaları yapılır. Süzgeçler ve yağmur suyu drenaj (tahliye) boruları ile su yapıdan uzaklaştırılır.

3- Su Yalıtım Malzemeleri

Temel olarak su geçirimsizlik sağlayan malzemelere su yalıtım malzemeleri denir. Su yalıtımında kullanılan malzemeler, kullanım alanlarına ve özelliklerine göre üç ayrı başlık altında toplanırlar.

A- Su Yalıtım Örtüleri

Plastik esaslı örtülerin üretici firmaların geliştirdikleri formülasyonlara göre çeşitli tipleri bulunmaktadır.

Kullanılan bazı plastik tip su yalıtım malzemeleri:

  • Bitümlü örtüler: Okside Bitümlü Örtüler, Polimer Bitümlü Örtüler (APP/SBS katkılı)
  • Sentetik örtüler: PVC, EPDM, TPO, ECB/ECO, vb.

B- Sürme Esaslı Malzemeler

Bir yapıyı düşündüğümüzde temel-perde, teras-çatı, balkon, ıslak mekanlar, kapı-pencere detayları ve dış yüzeylerde kullanılırlar.

Ayrıca su depoları, kanallar, yüzme havuzları vs. gibi yapılarda kendi başlarına veya yardımcı malzeme olarak işlev görürler. 4’e ayrılırlar.

  • Çimento esaslı malzemeler
  • Akrilik esaslı malzemeler
  • Bitüm esaslı malzemeler
  • Poliüretan esaslı malzemeler

C- Yapısal Su Yalıtım Malzemeleri

  • Yapı kimyasalları
  • Derz malzemeleri
Temel perde duvarlar için su yalıtım sistemi

Temel perde duvarlar için su yalıtım sistemi

Su İzolasyonu

Problem

Temel perde duvarları, toprak dolgusunun yapıldığı andan itibaren sızıntı suları, geçici veya sürekli basınçlı yeraltı sularına maruz kalır.

Temel çevresinde yapılacak drenaj uygulamaları ancak yeraltı suyunun basıncını düşürmede etkili olur; betonun su geçirimsizlik katkıları ile hazırlanması ise tam bir su yalıtımı sağlamaz.

Yalıtılmamış yüzeylerden betonarmenin bünyesine girecek su, çelik donatıda korozyona sebep olup, sonrasında yapının ömrünü kısaltacak sonuçlar doğurur. İç mekanlarda oluşacak rutubet, aynı zamanda yaşam konforunu da olumsuz yönde etkiler. Polimer-bitüm modifiyeli ürünler ile dışarıdan bohçalama yöntemiyle yapılacak bir su yalıtım uygulaması tüm bu olumsuzlukların önlenmesini sağlar.

Çözüm

059ca85320

1. Yüzey hazırlığı

Uygulama yapılacak yüzey, yapışmayı engelleyici kalıp yağı, çimento artığı vb. kalıntılardan ve gevşek parçalardan arındırılmış, temiz, düzgün ve sağlam olmalıdır. Yüzeylerin uygulama öncesinde dona maruz kalmadığından emin olunmalıdır.

2. İç ve dış köşelerin yuvarlatılması

Sızdırmazlığın devamlılığının sağlanması için iç köşeler  veya hızlı uygulama ve sülfat dayanımı istenen durumlarda  ile pahlanmalıdır. Dış köşeler ise mekanik yöntemler ile tıraşlanarak yuvarlatılmalıdır.

3. Yalıtım katmanı uygulaması

Kullanılacak ürün için önerilen astar ve gerekli ise yapılacak sıyırma kat uygulamasının kurumasının ardından, kullanım talimatları doğrultusunda hazırlanan ürünler ile yüzeye 2 kat uygulama yapılmalıdır. Uygulama sonucunda ulaşılması gereken kuru film kalınlığı, min. tüketim miktarı ve kullanılması gerekli yardımcı malzemeler, uygulama yüzeyinin maruz kalacağı su basıncına göre değişmektedir.

4. Dilatasyon derzlerinin yalıtılması

Betonarme yapıdaki dilatasyon derzleri özel uygulama gerektiren noktalardır. Bu alanlarda hem yapı hareketliliğinin, hem de yalıtım katmanının devamlılığının sağlanması için  yalıtım bantları kullanılmalıdır.

dilatasyon_detay_08

5. Koruma katmanı uygulaması

Yalıtım uygulaması yapılmış yüzeylerin toprak dolgusu sebebiyle zarar görmelerini engellemek amacıyla yüzeyler ekstrüde polistren ısı yalıtım levhaları ile korunmalıdır.

Su yalıtımı nerelerde kullanılır

Su yalıtımı nerelerde kullanılır

Su İzolasyonu
Su yalıtımı nerelerde kullanılır; genellikle yapıları su ve rutubetten korumak amacı ile uygulanmaktadır.Bunun yanında su yalıtımı;
  • Yapımızın taşıyıcı kısımlarında yer alan donatının paslanmasını ve taşıma kapasitesinin düşmesini engellemek,
  • Betonun bozulmasına ve çatlamasına engel olmak,
  • Binanın güvenliğini sağlamasının yanı sıra bakteri ve küf oluşmasına mani olmak ve suyun çatılarımızdan veya tavanlarımızdan damlamasını önleyerek sağlıklı ve konforlu ortamlar sağlamak maksadıyla yapılır.
Su Yalıtımı; zemin kotu üstündeki yapı elemanlarını; yağış sularının zararlarından,zemin kotu altındaki yapı elemanlarını ise yeraltı suları ve toprağın rutubetinin zararlı etkilerinden korumak için yapılır. Etkin bir su yalıtımı için uygulamanın, binanın temelinden çatısına kadar tüm yapı elemanlarını, bir bütünlük içerisinde kapsaması gerekir.
Su yalıtım malzemelerinin kullanıldığı bazı uygulama alanları aşağıda listelenmiştir:
  • Temeller,
  • Toprak ile temas eden duvarlar,
  • Suyun yapı dışında birikebileceği veya suyun sıçrayabileceği seviyenin altındaki dış duvarlar ve cepheler,
  • Teras ve eğimli çatılar
  • Balkonlar
  • Banyo ve WC gibi ıslak hacimler ,
  • Yüzme ve süs havuzları
  • İçme ve kullanma suyu depoları
  • Yapay göl ve göletler
  • Betondan imal edilen kanal ve dereler
  • Aç kapa ve oyma tüneller
  • Köprü ve viyadükler
Yapısal Su Yalıtımı Uygulamaları

Yapısal Su Yalıtımı Uygulamaları

Su İzolasyonu
 Su yalıtımı genel olarak beton elemanların imalatı sırasın da imalat kolaylığı sağlamak, betonun kalitesini artırmak, istenen özelliklerin verilmesini sağlamak ve su geçirimsizliği elde etmek amacıyla toz ya da sıvı halde bulunan yapı kimyasallarının katkı olarak kullanılması ile yapımıza su girişini ve etkilerini azaltıcı uygulamalar bütünüdür. Su/çimento oranını düşürerek beton içerisindeki kılcal boşlukları azaltan, beton içerisindeki kapiler boşlukların tıkayan vb. fonksiyonlara sahip beton katkıları ve derz malzemeleri bu gruba girer.
Beton Katkıları:
Taze veya sertleşmiş haldeki beton özelliklerini değiştirmek için karıştırma işlemi sırasında betona belirli oranlarda (çimento dozajının %5’ini geçmeyecek şekilde) eklenen kimyasal maddelerdir.
Temel olarak bu katkılar; su azaltıcı, geciktirici, priz geciktir ici ve su azaltıcı, Priz hızlandırıcı, Mukavemet hızlandırıcı, Hava sürükleyici, Don etkisine karşı koyucu, Su geçirimsizlik temin edici vb. fonksiyonları yerine getirmek için kullanılır.
Su azaltıcı ve akışkanlaştırıcı katkılar, çimento taneciklerinin yüzeylerini kuşatarak yüzeylerin negatif yükünü arttırır.
Negatif yüklenen tanecikler elektrostatik kuvvetle birbirlerini iterek karışımın daha su ile işlenebilirliğini sağlayıp betonun mukavemeti arttırır.
Akışkanlaştırıcılar , su/çimento oranını düşürerek beton içerisindeki kılcal boşlukların azalmasını sağlarlar. Bunlar demir donatının beton ile iyice sarılmasına yönelik katkılardır. Akışkanlık karışım suyunun hacimsel oranı değiştirilmeden sağlanır.
Normal akışkanlaştırıcılar; C 18 – C 25 sınıfı betonlarda kullanılırlar. C=300 kg/m3 için % 0.4 veya 1,2 kg/m3 olarak katılırlar. Karışım suyuna veya taze betona doğrudan katılırlar. Karışım miktarı iklim koşullarına ve beton sınıfına göre farklılık gösterir. Bu sebeple su azaltma ve dayanım artışları da değişim gösterir. Betonu olduğundan daha akıcı kıvama gelmesini sağlayarak işlenebilirlik sağlarlar.Süper akışkanlaştırıcılar;C30 ve üstü beton sınıflarında kullanılırlar. Dozaj olarak C=350 kg/m3 için % 1.0 veya 3.5 kg/m3 alınır. Optimum dozaj çimento, agrega kalitesine, su/çimento oranına ve ortam koşullarına bağlıdır. Yüksek yapılardaki betonlarda, prefabrike elemanlarda, enjeksiyon işlerinde kullanılmaktadırlar. Süper akışkanlaştırıcılar ilk dayanımları hızlandırma etkisi ile erken kalıp alma imkânı sağlarlar, beton yüzeyinin kompakt ve düzgün olmasına yardımcı olurlar, ayrıca betonun yerleşmesini kolaylaştırırılar.

Priz Ayarlayıcılar; Betonun işlenebilirlik süresini azaltmak veya geciktirmek amacıyla kullanılan katkılardır. Karışım suyuna veya yeni hazırlanmış betona eklenerek kullanılırlar.
Priz geciktiriciler sıcak iklimlerde veya yerleştirme koşullarının zor olduğu durumlarda akışkan beton üretilmek ve işlenebilirlik süresini uzatmak amacıyla kullanılırlar. Çimento ağırlığının
% 0,5-% 3,0 ‘ü oranında ortam şartlarına, çimento ve agrega kalitesine, şantiye gereksinimlerine bağlı olarak sarf edilirler. Priz hızlandırıcılarsa betonun daha çabuk yerleştirilmesi ve yüksek, erken mukavemet kazanması istenen durumlarda kullanılırlar. Dona karşı dayanıklılığı arttırırlar.
Su Geçirimsizlik Sağlayıcılar; betonda boşlukların doldurulması prensibine dayanır. Bir anlamda da akışkanlaştırıcı katkılardır. Çatlaksız bir betonda betona nüfuz eden suyun hacmi, buharlaşan suyun hacminden daha düşük ise betonun su geçirimsiz olduğundan bahsedilebilir. Su geçirimsizlik sağlayıcılar içerdikleri kimyasal maddeler sayesinde betondaki kılcal boşlukların içerisini su itici tabakalar halinde doldururlar, böylece su emmeyi azaltırlar. Su beton içine basınç altında nüfuz etse bile kılcal boşluklardaki şişme etkileri sayesinde yoğun bir çimento matrisi meydana getirerek geçirimsizlik sağlarlar. Su yapılarında, barajlarda, prekast elemanlarda, tünellerde, temel, bodrumlarda vs. kullanılırlar. Çimento ağırlığının % 0.5 oranında katılırlar.
Hava Sürükleyiciler; Hava sürükleyici beton katkıları betonlarda hava kabarcıklarını yayarak işlenebilirliği arttırır. Otoyollar, Uçak pistleri, yarış pistleri, barajlar gibi dayanıklı beton imalatı için kullanılan bu katkılar çok miktarda, düzgün ve uygun büyüklükte dağılmış hava kabarcıklarının oluşmasını sağlar. Dona karşı ve buz çözücü tuz etkilerine karşı direnci ve işlenebilirliği arttırırlar.
Rötre Azaltıcı Katkılar; Karışım suyunu azaltarak düşük çökme değerleri elde edilmesi yolu ile rötre miktarının azaltılmasını sağlayan katkılardır.