Teraslarda su yalıtımı

Genel
Teraslarda eğimler düşük olacak şekilde tasarlandığından su tahliyesi eğimli çatılara göre çok daha yavaş olmaktadır. Çatılarınızın yağmur ve kar sularını mümkün olan en kısa zamanda tahliye etmesi, yapınızın güvenliği için şarttır. Eğimli çatıların aksine teraslarda yağmur ve kar sularının tahliyesi uzun sürmektedir. Bu nedenle su yalıtımının su birikmelerine karşı dayanıklı olması gerekir. Bu şartlar altında teras çatılar için en uygun ve en güvenli su yalıtımı malzemesi bitümlü su yalıtım membranlarıdır.
Teraslarda çok yaygın olarak kullanılan seramik zemin kaplama elemanlarının altında mutlaka iki kat olacak şekilde bitümlü su yalıtım membranları uygulanmalıdır.
Geleneksel teras çatı kaplama sistemlerinin yanı sıra, 2003 yılından itibaren Türkiye çatı pazarına Onduline Avrasya tarafından sunulan yeşil çatı sistemleri eklenmiştir. Yeşil çatı sistemlerinin en can alıcı noktaları su yalıtımı, bitki köklerine karşı dayanım ve drenaj sisteminin başarıyla görevini yerine getirmesi hususlarıdır. Su yalıtımının doğru malzemeler ve doğru uygulamalarla yapılmaması durumunda üzerinde bitki bulunan teras çatılar binanızın su almasına sebep olacak ve bunun sonucunda çok zor ve çok masraflı çalışmalara ihtiyaç duyulacaktır. Bitki köklerine karşı dayanım ise mevcut su yalıtımının kökler tarafından delinmesine karşı alınacak önlemdir.

Beton Katkı Maddeleri

Genel

Beton Katkı Maddesi Nedir ?

81_hg

Betonu oluşturan temel malzemeler olan su, agrega ve çimento dışında düşük miktarda katılan organik veya inorganik maddelerdir.

Beton Katkısı Neden Kullanılır ?

Çimento özelliklerini belirli bir ölçüde iyileştirme amacı ile kullanılır.

Beton Katkısı Ne Zaman Kullanılır ?

 

Katkı maddesinin türüne göre, beton üretilirken veya üretildikten sonra kullanılarak taze veya sertleşmiş betonun özellikleri iyileştirilir.

Beton katkıları, mineral, kimyasal ve fiber katkılar olmak üzere 3 gruba ayrılırlar.

Kimyasal Katkılar : Daha çok su/çimento oranında düzenleme yapma amacı ile kullanılmaktadırlar.

Mineral Katkılar : Betonun terlemesini azaltmak, akışkanlığını artırmak ve bu sayede sertleşmiş betonun dayanım ve dayanıklılığını artırmak amacı ile kullanılmaktadırlar.

Fiber Katkılar : Fiberin özelliğine göre, rötreyi azaltmak, betonda oluşan mikro veya makro çatlakların oluşmasını ve ilerlemesini engellemek amacı ile kullanılmaktadırlar.

Yapı Kimyasalları nedir?

Genel

Yapı kimyasalları; inşaat ve bina yapımında kullanılan yardımcı malzemeler olarak bilinmektedir. İnşaat sektöründe kullanılan ve en yeni teknoloji ile üretilen yapı kimyasalları; geleneksel yapıştırıcıların ve klasikleşmiş güçlendirme tamir malzemelerinin yerine kullanılmaktadır. Zemin kaplama da; fayans ve seramik gibi yapıştırma işlemlerinde kullanılırlar. Çevre dostu ürünler olarak üretilmektedir.

Yapı kimyasalları şu şekilde gruplandırılır :

  • Tamir harçları,
  • Yapısal güçlendirme ürünleri,  

  • Su ve ısı yalıtım ürünleri,  

  • Endüstriyel zemin ürünleri,  

  • Yapıştırma ve derz ürünleri,  

 

Beton katkıları

 

Her grup kendi içerisinde de çeşitlere sahiptir. Mesela, Tamir harçları içerisinde;

  • İnce tamir harcı,

  • Kalın tamir harcı,

  • Hidrolik kiraç harcı,

  • Rötresiz tamir harcı,

  • Hidrolik kireç sıva,

 

Hidrolik kireç enjeksiyon harcı bulunmaktadır.

Yapı kimyasalları arasında, su ve ısı yalıtımında kullanılan

  • Dekoratif sıva,

  • Mantolama sıvası,

  • Su izolasyon malzemesi,

  • Mantolama yapıştırıcı,

 

Kristalize su izolasyon malzemesi bulunmaktadır.

KALEKİM

Genel

1

Kayma özelliği azaltılmış, uzun çalışma süresine sahip, çimento esaslı seramik yapıştırma harcıdır.

Uygulama Alanları
> Seramik, mozaik, dekoratif tuğla, doğal taş, traverten gibi kaplama malzemelerinin yatay ve düşeyde, banyo, mutfak gibi ıslak hacimlerde, beton, sıva, şap gibi yüzeyler üzerine uygulanmasında mükemmel sonuç verir.
> Mevcut seramik üzeri seramik yapıştırma uygulamalarından önce yüzey KALEKİM DOLGULU ASTAR ile astarlanmalıdır.

Özellikleri
> Yüksek yapışma gücüne sahiptir.
> Yukarıdan aşağı seramik döşemeye uygundur. Kayma yapmaz.
> Uzun çalışma süresi ile zaman ve işçilikten tasarruf sağlar.
> Kolay taraklanabilir.

Kimyasal Katkılar

Genel

Çimento, agrega ve suyun dışında, betonun taze veya sertleşmiş haldeki özeliklerin istenen şekilde değiştirmek üzere, karıştırma işleminden hemen önce veya karıştırma işlemi sırasında betona katılan malzemelerin genel adıdır.

Katkılar, kimyasal katkılar, hava katkıları ve mineral katkılar olmak üzere, üç ana gruba ayrılırlar. Ayrıca, bunların dışında, özel beton üretiminde kullanılan diğer bazı katkılar da bulunur. Bu iki ana grupta çok sayıda değişik katkılar toplanmıştır. Katkı çeşitlerinin çok olmasının arkasında yatan gerçek, betonun hemen hemen tüm özeliklerinin, değişik ölçeklerde, bu katkılar tarafından değiştirilebilmesidir.

 

Yapı kimyasalları nedir?

Genel

Yapı kimyasalları, inşaat sektöründe kullanılan ve son teknoloji ile üretilen yapı kimyasalları geleneksel yapıştırıcıların, klasikleşmiş güçlendirme tamir malzemelerinin yerine kullanılmaya başlanıyor.

Yapı kimyasalları tamir harçları, yapısal güçlendirme ürünleri, su ve ısı yalıtım ürünleri, endüstriyel zemin ürünleri, yapıştırma ve derz ürünleri, beton katkıları olarak gruplandırılmaktadır. Her grup kendi içerisinde çeşitler içermektedir. Tamir harçları içerisinde ince tamir harcı, kalın tamir harcı, hidrolik kireç harcı, tamir harcı rötresiz, hidrolik kireç sıva, hidrolik kireç enjeksiyon harcı bulunmaktadır.

Yapı kimyasalları türleri:

Yapı kimyasalları arasında su ve ısı yalıtımında kullanılan dekoratif sıva, mantolama sıvası, su izolasyon malzemesi, mantolama yapıştırıcı, kristalize su izolasyon malzemesi bulunmaktadır. Derz dolgu yapı kimyasalları arasında fayans yapıştırıcısı, derz dolgu, esnek derz dolgu, poliüretan derz dolgu bulunmaktadır. Endüstriyel zemin ürünleri yapı kimyasalları arasında epoksi astar, epoksi boya, beton kür, beton cilası, yüzey sertleştirici, çap, epoksi zemin kaplama bulunmaktadır.

BETON NEDEN TERLEME YAPAR?

Genel

Çimento suyun içinde hemen ayrışan bir malzeme değildir, floküller (topaklar) oluşur. Beton yerin devri esnasında agregalar bu floküllerin tamamını yok edemez. Bir flokülün çeperi çimento suyu ile reaksiyona girer ancak içi kuru kalır.

Flokül içindeki reaksiyona girmeyen toz çimetonun ısısı, flokül dışındaki suyu uzaklaştırır. Bir süre sonra, priz alan betonun, dışarıdan bakıldığında “terlemiş” gibi gözükmesine sebebiyet verir. Dehidratasyon gerçekleşir. Flokül oluşumun bir diğer handikapı ise, kullanılan miktardaki çimentonun tamamının tepkimeye girmemesi sonucu, betonun öngörülen dozajda oluşmamasıdır.

Prizini almış betonarme duvar balyozla kırılırken floküllere denk gelinirse, o bölge kolaylıkla un ufak olur.Bu, homojen bir yapı sergilemesi gereken betonarme duvarın, flokül oluşumu nedeniyle nasıl da mukavemet kaybına uğradığını ispatlar.

Silikon Nedir ?

Genel

Silikon; metilkolür, bakırın katalitik etkisi altındayken 300°C’de silisyum ile girdiği reaksiyona dimetil diklorsilan. Silikonların moleküler ağırlığı ve yapıları bakımından çok farklı çeşitleri mevcuttur. Basit olan türdeki silikon ince ve şeffaf sıvılardır. Fakat uzun zincir ve dallanmış yapıda olanları oldukça ağdalı yapıya sahiptir. Daha da uzun zincirli yapıda olan silikon türleri kauçuk özelliklerini göstermektedir. Bu silikonların yapı kimyasalları oldukça karmaşıktır.

Kullanımında ise farklı alanlarda faaliyet gösteren bu kimyasal ürünler çok farklı çeşitlerde yapılabilmektedir. En çok tercih edilen silikon türü ise dimetil silikondur. Dimetil ve difenil türevlerinde kopolimerler ise en çok kullanılanlardandır. Silikon, gerek yapısı, gerek yapı kimyasalları bakımından ısıya, neme karşı fazlasıyla dirençli olup, diğer kimyasal ürünler ile kesinlikle reaksiyona girmezler. Bu da kullanım alanlarını fazlasıyla genişletmektedir. Ancak sıcaklığın üst düzeyde değişiklik gösterdiği durumlarda yağlayıcı özelliği ile kullanılmaktadırlar. Yine moleküllerindekiyapı kimyasalları ile gösterdiği özellikler neticesinde hidrokarbon gruplarına bağlantılı olarak silikon, kauçuk, soğutucu, gres, köpük önleyici, metalleri neme karşı korucuyu, yağ, sırlayıcı ve reçine olarak ta kullanılmaktadır.

Fizyolojik olarak inert olan silikon türleri tıpta protezlerin yapı kimyasalları olarak çok ciddi derecede önem taşımaktadır. Bu kimyasal ürünler, hayatımızın önemli alanlarında farklılık yaratacak derecede bir ciddiyete sahiptir. Silikon kauçukları ise daha düşük derecedeki sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyor olmasından dolayı bir hayli önemlidir. Sözlük anlamı olarak silikon; suya ve de ısıya karşı fazlasıyla dayanıklı olduğundan dolayı plastik, yağ ve merhem gibi maddelerin yapımlarında kullanılmaktadır.

SIVADA KİREÇTEN KAYNAKLANAN SORUNLAR NELERDİR?

Genel

Kireç sıvada ve betonda çeşitli sorunlar ortaya çıkarır. Sülfatlarla tepkimeye girerek hacimsel genleşmeler yaratır, Klor tuzları ile tepkimeye girdiğinde yine hacimsel genleşme yaratır ve çimentonun bağlayıcılığını ortadan kaldırır.

Karbondioksit ile tepkimeye girdiğinde CaCO3 (Kalsiyum Karbonat)a dönüşür.Bu dönüşüm yine bir hacimsel genleşme ile olur.Sudaki Karbondioksit Serbest Kireç ile reaksiyona girerek bikarbonat tuzlarının oluşumuna sebebiyet verir.Bu tuzlar suda çok çabuk eriyen tuzlardır ve sıvanın plakalar halinde dökülmesine yol açar.

Kireç,dış sıvada asla kullanılmamalıdır. Aslında iç sıvada da yukarıda anlatılanlar çerçevesinde kullanılmasının sakıncalı olduğu da açıktır. Ancak,sıvada kireç kullanımı harcın yumuşaklığı ve işlenebilirliğini sağladığı için ustalar tarafından tercih edilmektedir. Dış Sıvada dahi bu nedenle kireç kullanılabilmektedir.Bazen maliyet faktörü de göz önüne alınarak dozaj çok yüksek miktarlara çıkabilmektedir.

SIVADA ÇİMENTODAN KAYNAKLANAN SORUNLAR NELERDİR?

SIVADA ÇİMENTODAN KAYNAKLANAN SORUNLAR NELERDİR?

Genel

1-Sıva harcında çimentonun rötre yapması sıvanın çatlamasına neden olmaktadır. Çatlaklar içerisine giren su kış aylarında donarak genleşir ve çatlaklar daha fazla açılır.

2- Flokül (topaklanma) oluşması. Çimento su ile reaksiyona girdiğinde floküllerin dışındaki çimento zerrecikleri hidrate olmakta ancak flokül içerisindeki çimento zerrecikleri hidrate olamamaktadır.Yüzeydeki hidrate olan çimento aldığı suyu geri verdiğinde sıva yüzeyinde terleme ile kendini gösterir.

Terleme,hidrate olmayan bir başka deyişle su ile reaksiyona girmeyen çimentonun harç içindeki mevcudiyetini, dolayısı ile segregasyon (çözülme-ayrışma) olduğunun habercisidir. Sıva harcına konan çimentonun önemli bir kısmı harç içerisinde kuru olarak kalmakta ve harcın içerisinde boşluklar oluşturmaktadır. İleriki zamanlarda su ile karşılaştığında tepkimeye giren bu çimento zerrecikleri aynı zamanda harç içerisinde hacimsel genleşmelere yol açmakta ve sıvanın çatlamasına neden olmaktadır. Betoniyer ile beton üretilmesi esnasında beton içerisindeki iri agrega (çakıl,mıcır) çimento floküllerinin kırılmasına yardımcı olmakta ve flokül oluşumunu azaltmaktadır. Ancak sıva harcı içerisinde flokülleri kıracak irilikte agrega bulunmaz. Bu nedenle Sıva Harcının Hazırlanmasında Betoniyer Kullanmak Son Derece Sakıncalıdır.

3- Çimentonun bir diğer problemi su ile tepkimeye girdiğinde mutlaka Serbest Kireç-CaOH2 açığa çıkarmasıdır. Sıvada Kireç bulunmasının çeşitli sakıncaları vardır.